Fârâbî bu arada erdemle karıştırılması muhtemel bazı tutumlara dikkat çekmektedir. Meselâ saldırganlık yiğitliğe, israf cömertliğe, alay mizaha, dalkavukluk sevgiye, riya alçakgönüllülüğe karıştırılabilir. Fârâbî daha sonra Gazzâlî’nin bilhassa üzerinde durduğu bir hususa da dikkat çekerek tabiatımızın lezzetten hoşlanması ve onu bir gaye gibi görmesi yüzünden fena filleri erdem sanmak şeklinde bir yanılgıya düşebileceğimizi de hatırlatmaktadır…
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ruhun ebediliğine inanan Eflatun “Eğer bizim için, iyiliğe kavuşmayı umduğumuz ikinci hayata dönme(mead) söz konusu olmasaydı, hiç kuşkusuz ki, dünya kötülerin yaptıklarının yanına kaldığı bir yer olurdu” demiştir.
Çünkü Allah için düşündüğümüz şeyler hikmet, güç, adalet, hayır, güzellik, gerçeklik gibi yüksek niteliklerdir. İnsan da gücü nisbetinde nefsini eğiterek hakîm, âdil, cömert, hayırlı, gerçeği ve güzeli seçen bir varlık düzeyine ulaşabilir…