rüzgâr esnerken gözlerinde
soğuk mermerlere yatırdım
sefil ve suskun uykuları
salkım saçak ilerleyen zamanın
solgun huyu devrilirken omuzlarıma
naçar elvedalar dizildi
göz değmeyen duvarların
besmelesiz acılarına
aklımın sanrıları bulanırken balçığa
ucube yalnızlığın kollarına sarıldım
ellerin hani
beni kurtaracak ellerin
kekik kokulu dağlarda gezinirken
benden uzak b'ahtım
uçurum ağzında cıvıldaşan kuşları dinledim
yüzümü parçalayan sürgün ağıtla
gözlerim paramparça olurken
sen neredeydin
sabrımın n'ar ağacı
kıyısına küsen denizleri
evlerinden uzaklaşan martıları izlerken
g'öç yolunda
saçlarına konan kırlangıçları
besledim kırk ikindi yağmurlarıyla
arımdım alnımın ortasında