Kitabın günümüzde okunması ile çıkarılacak anlamların da değişebileceği -evrilebileceği - kanaatindeyim. Özellikle incel ve redpill gibi alt kültürlerinin yükselişe geçtiği, yapay zekanın hızla geliştiği bir dönemde kitabın dayanak noktalarının asılsız olmadığını görebiliyoruz.
Incel ve redpill alt kültürlerindeki erkeklerin ortak özellikleri; kadınları metalaştırmaları, romantizm ve kadınlarla olan ilişkilere dair formüller geliştirerek bunları mantık çerçevesine oturtma çabalarıdır. Bu tarz erkeklerin arzuladıkları kadınların güzel, uysal ve partnerlerine kölelik derecesinde düşkün olmaları dışında bir kişilikleri yoktur.
Robotlar ise henüz kitaptaki dereceye ulaşmasa da, yapay zekanın gelişimiyle birlikte bu raddeye gittikçe yaklaşılmaktadır. İnsan suretinde üretilen (humanoid) robotların çoğunluğunun kadın olması, kitabın arkasında yatan fikri destekler niteliktedir.
Kadınların kişiliği olmadan yalnızca yemek, temizlik, annelik ve talep edildiği her an cinsel birliktelik gibi toplumsal cinsiyet rollerini yerine getirmeleri toplumda azımsanmayacak kadar erkeğin arzularını süslemektedir.
Kitabın en ilgimi çeken yanlarından biri, feminist eşlerini destekleyen erkeklerin aslında onların da sadece reklamlarda gördükleri kadınlar gibi olmalarını istemeleriydi. Toplum hızla değişse de insanların arzuları pek de değişmiyor. Yalnızca zorlandığımızda bunları bastırmakta daha iyi hale geliyoruz o kadar.
Sonuç olarak; kitap sürükleyici, sade bir dille yazılmış, sahne geçişleri bir hayli hızlı olduğundan ilgiyi üstünde toplama konusunda çok iyi. Kitabın sadece feminizm propagandası olmadığı gibi, günümüzden çok da uzak olmayan bir gerçekliği yakalamaya çalışması takdire şayan.