Türk Modernleşmesinin Cinsiyeti (Erkekler Devlet, Kadınlar Aile Kurar)

·
Okunma
·
Beğeni
·
93
Gösterim
Adı:
Türk Modernleşmesinin Cinsiyeti
Alt başlık:
Erkekler Devlet, Kadınlar Aile Kurar
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
339
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750510977
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Eril modernleşmenin önemli bir boyutu, yeni modern kadın temsillerini cinsiyetsizleştirmesidir. Muhafazakâr modernleşme
gözlüğünden bakınca, kadınların cinsel ahlak açısından yargılanamayacakları bir aseksüel kamunun varlığı gerekliydi.
Muhafazakâr modernleşmenin kabul ettiği kamusal kadınlık –çoğu aristokratik gelenekte olduğu gibi kadınları cinsellik
sahibi olarak değil– toplumsal gelişime adanmış, cinsiyetsiz bedenler olarak konumlandı. Toplumsal amaçlar için seferber edilecek sosyal kimlikler inşa edebilme (ve erkek odaklı cinsiyet rejimlerinin otoriter siyasal rejimlerle eklemlenme) stratejisi
olarak bu tarzın başarılı bir örneği de Türkiye’de yaşandı. Serpil Sancar, tarihsel olarak kadınların dışlandığı, cinsiyetçi
politikaların belirginleştiği ve cinsel ahlakın sınırlarının çizildiği bir tarih anlatıyor bize. Feminist bir tarih okuması bu. Yazar,
muhafazakâr modernleşmenin paranoyalarını ve orta sınıf Türk ailesinin nasıl inşa edildiğini tartışıyor. Beklentiler ve hayal
kırıklıkları, şikâyet ve serzenişleri resmediyor. Cumhuriyet’in inşasında kadınlar nasıl bir rol aldılar? Neleri tartıştılar?
Nasıl tartışıldılar? Ulus-devlet sürecinde, kanonik anlatılarda kadının işlevi neydi? Kadınlar milli davalara nasıl dahil oldular?
Türk Modernleşmesinin Cinsiyeti, Türkiye feminizmi ve kadın çalışmalarıyla ilgili en kapsamlı çalışmalardan birisi.
339 syf.
·Puan vermedi
Türkiye'nin yakın siyasal ve sosyolojik tarihine ışık tutan bu kitap sayesinde kadın hakları için mücadele eden nice kenarda kalmış daha doğrusu itilmiş kadını öğrendim.
Türkiye Cumhuriyetinde kurulan ilk siyasal partinin Türk Kadınlar Birliği olduğunu öğrendim.
Cumhuriyette kadına ve aileye karşı bakışın ve politik planların temelinin Osmanlı'nın son dönem aydınlarına dayandığını özelikle de Ziya Gökalp'ın Türkçülüğün Esasları'nda bunu ne kadar temellendirdiğini öğrenerek şaşırdım.
Muhafazarlık ve modernliğin birleştirilerek kadına bakışın nasıl değiştiğini devletin bekası ya da başka herhangi bir sorun patlak verince ilk gözden çıkarılanın kadın hakları olduğunu üzüntüyle okudum.
Fakat artık gözüm ayrımcılığı daha net seçiyor ,politik çıkarlar uğruna göz ardı edilen kadını daha net görüyor.
339 syf.
Kitap "Türk Modernleşmesinin Cinsiyeti" başlığıyla, "Erkekler Devlet, Kadınlar Aile Kurar" alt başlığıyla yayınlanmış.. 1945-1965 yılları arasındaki günlük gazetelerdeki haberlerin tarandığı çalışmada önemli sonuçlar elde edilmiş şüphesiz.. Fakat bir bütün olarak incelendiğinde günümüz feminist düşünce üzerinden geçmişe doğru bir okuma ve sonuca gitme görülüyor. Değerlendirme; toplumun örfleri üzerinden değil ideal olarak görülen doğrular üzerinden yapılmış.. Bu durum kişisel olarak sosyolojinin esasına aykırı gibi geldi bana...
Aslında anne ile asker arasındaki fark biyolojik değil ideolojik- toplumsaldır; kadınları ve erkekleri farklı toplumsal (siyasal) konumlarla ilişkilendiren cinsiyet farkları rejimi cinslerin biyolojisinden türetilirken aslında cinsler arasındaki toplumsal farklardan bahsetmemize yol açar. Toplumsal olan biyolojik olana transfer edilir; daha doğru deyişle toplumsal farklılıklar biyolojik değişmezlikten (determinizm) alınan ideolojik destek ile meşrulaştırılır. Biyoloji değiştirilemez bir kaderse toplumsal olarak cinslerin rolleri de değiştirilemez hale gelir.
Aslında "modern aile söylemi" bize şunu söylüyor: Aşk olanaksızdır ve baskı altında tutulması gerekendir. Ya da aşkın olanaklı olduğu yerde "modern Türk ailesi" olanaksızdır.
1924 Anayasası tartışmaları sırasında Afyonkarahisar milletvekili İzzet Ulvi Bey Anayasa'nın oy verme hakkını tanımlayan 10. maddesi görüşülürken "Her Türk seçme ve seçilme hakkına sahiptir." ibaresindeki Türk tanımı içinde kadınların da olup olmadığını soruyor. Anayasa Komisyonu başkanı Celal Nuri Bey de Türk deyince yalnız erkek anlaşılması gerektiğini belirtiyor.
Kadın haklarını "eşit birey olma" ve erkeklerle eşit vatandaşlık haklarına sahip olma şartı çerçevesinde savunan modernist feministler, milliyetçi cumhuriyetçiler tarafından Avrupa hayranlığı, aşırılık, toplum hizmet beklerken kendi çıkarları ile uğraşma gibi politik argümanlarla eleştirilmişler; erkek düşmabı olarak yaftalanmışlar. Milliyetçi bakış açısından "vatanın hukuku" ile "kadının hukuku" arasında her zaman bir uzlaşmazlık algılanmış ve gerektiğinde kadının hukukundan vatanın hukuku uğruna vazgeçilebileceği düşünülmüş.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Türk Modernleşmesinin Cinsiyeti
Alt başlık:
Erkekler Devlet, Kadınlar Aile Kurar
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
339
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750510977
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Eril modernleşmenin önemli bir boyutu, yeni modern kadın temsillerini cinsiyetsizleştirmesidir. Muhafazakâr modernleşme
gözlüğünden bakınca, kadınların cinsel ahlak açısından yargılanamayacakları bir aseksüel kamunun varlığı gerekliydi.
Muhafazakâr modernleşmenin kabul ettiği kamusal kadınlık –çoğu aristokratik gelenekte olduğu gibi kadınları cinsellik
sahibi olarak değil– toplumsal gelişime adanmış, cinsiyetsiz bedenler olarak konumlandı. Toplumsal amaçlar için seferber edilecek sosyal kimlikler inşa edebilme (ve erkek odaklı cinsiyet rejimlerinin otoriter siyasal rejimlerle eklemlenme) stratejisi
olarak bu tarzın başarılı bir örneği de Türkiye’de yaşandı. Serpil Sancar, tarihsel olarak kadınların dışlandığı, cinsiyetçi
politikaların belirginleştiği ve cinsel ahlakın sınırlarının çizildiği bir tarih anlatıyor bize. Feminist bir tarih okuması bu. Yazar,
muhafazakâr modernleşmenin paranoyalarını ve orta sınıf Türk ailesinin nasıl inşa edildiğini tartışıyor. Beklentiler ve hayal
kırıklıkları, şikâyet ve serzenişleri resmediyor. Cumhuriyet’in inşasında kadınlar nasıl bir rol aldılar? Neleri tartıştılar?
Nasıl tartışıldılar? Ulus-devlet sürecinde, kanonik anlatılarda kadının işlevi neydi? Kadınlar milli davalara nasıl dahil oldular?
Türk Modernleşmesinin Cinsiyeti, Türkiye feminizmi ve kadın çalışmalarıyla ilgili en kapsamlı çalışmalardan birisi.

Kitabı okuyanlar 7 okur

  • büşra serdar
  • Emine
  • Beyhan
  • fulya ardıç ekiz
  • İlkay Şal
  • Taylan Özkan
  • M Corleone

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (2)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0