Başım Belada

8,8/10  (10 Oy) · 
18 okunma  · 
8 beğeni  · 
968 gösterim
Ahmet Kaya şarkıcıydı. Çocuksuydu. Öfkeliydi. Yaralıydı. Ve hayatının son döneminde yağmurlarını tanımadığı şehirlerde yalnızdı. Dilini bilmediği bir şehirde, karısının ve kızının kolları arasında öldü. Çabucak öldü. Bir çocuk gibi öldü. Daha önce sürgünde ölenler gibi yalnızlığıyla parçalanarak öldü. Tanımadığı bir ülkenin topraklarına gömüldü. Artık bacağı kırık mangalını yakamayacak, dostlarıyla rakı içemeyecek, doğduğu toprakları bir daha göremeyecek. Bir daha şarkı söyleyemeyecek. Ah keşke şarkı söyleyebilseydim. Kürtçe bir şarkı söylerdim onun için. Yalnızlık üzerine bir şarkı, ölüm üzerine bir şarkı. "Şarkı söyleyen çocukları sevin" diye bir şarkı. "Ben öldüğümde kimse memleketimi sevmediğimi söylemesin" diye vasiyet eden birini anlatan bir şarkı. Kürtçe bir şarkı söylerdim onun için. Eğer şarkı söylemeyi bilseydim. O, şarkı söylemeyi biliyordu. (AHMET ALTAN)
ismail Sungur 
05 May 17:31 · Kitabı okudu · 9/10 puan

İlk konserini tavuklara vermiş iki gözüm,
Değişerek gelişmenin ağırlığını “Başım belada”diyerek haykırıyor.Hem de bizlerin düşünemeyeceği kadar başı beladay-dı...

Kitaptan 2 Alıntı

Buket Tımaç 
 11 Nis 20:12 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

''Sesini hiç sessizliğe gömmeden geriye kendisi gibi cesur ve dürüst şarkılar bırakarak bembeyaz ömrünü onurla selamladığım ve yokluğu ile içimde yaktığı devasa ateşin asla sönmeyeceğini bildiğim, ömrümü bir dağa yaslanır gibi güvenle yasladığım eşim, yoldaşım... Alnını bembeyaz karlarla ovan ama ömrü yakılan kalbimin abdalı... Arka cebine kimliğini ve kefenini ve cesaretini birlikte yerleştirerek kendisini ve ülkesini sınayan ve bunu tarihe yorumsuz sunan, ama ölümlere sığmayan dağım... Artık başın belada değil, değil mi gözüm?''

Başım Belada, Ferzende Kaya (Sayfa 20 - Gam yayınları)Başım Belada, Ferzende Kaya (Sayfa 20 - Gam yayınları)
Buket Tımaç 
13 Nis 09:39 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

''Varsınızdır;ama sizinle birlikte sizi sarıp sarmalayan çevrenizde vardır. Sesler,kokular renkler,iklimler,insanlar insani ve toplumsal durumlar.Başka tutumlar,başka tavırlar. Çoğunun farkındaymışsınız gibi gelir fakat farkında değilsinizdir. Kokuları duyarsınız, görürsünüz,dinlersiniz,nasılsa bu işleriniz olağanlaşmıştır.Sıradalanlaşmıştır algılamalarınız.Oysa işin aslı,gördüklerimizin işittiklerimizin bilincine varmak değil midir hayat?Hayatın size uzanan ellerinin çarpıntısını duymak, derinliğini yakalamak ve hakkını vermek değil midir insanı insan yapan çaba ?''

Başım Belada, Ferzende Kaya (Sayfa 294)Başım Belada, Ferzende Kaya (Sayfa 294)