İnsanlar arasındaki farkı, dinler ekseninde tanımladığınız zaman, değişik sınıflar ve meslekler, diller ve milliyetler, zengin ve fakir, farklı politik mensubiyetler arasındaki ayrımlar önemini kaybediyor. Bu görüş, medeniyetlerin birbirinden alıp verecek bir şeyi olmadığını ve önünde sonunda kavgaya tutuşacaklarını öngörüyor. Bu bakış, yalnızca medeniyetlerin kendi içindeki farklılıklarını gözden kaybettirmiyor, aynı zamanda medeniyetlerin birbiriyle etkileşimini de görmezden geliyor.
Medeniyetlerin çatışmasından bahsedenler de dünyayı İslam dünyası, Batı dünyası, Hindu dünyası şeklinde bölerek insanları katı kutucuklar içine yerleştiriyorlar.
İnsan ilişkilerinde güçlünün zayıfı ezdiği, paranın kirli ellerde çoğaldığı, ekranların laubalilikle insanları tedhiş ettiği bir ülkede, ahlak birinci meseledir. Çünkü ahlaki yaşantı, insanlığımızı tanımlayan ve dünyamızı gerçek kılan her şeydir.