Birbirini yiyen, birbirine saldıran, birbirini rast gele sokak ortasında öldüren ve en başında onun olmazsa olmazı, en önemli bir imani meselesi olan Helal Lokmayı bile henüz halledememiş 2 milyarlık İslam ümmetine inat, 17 milyonluk yahudi toplumundan birinin şamar gibi bir makalesi….
Yahudiyim ve bununla gurur duyuyorum..
"Bugün hükümranlık bizde ey araplar ve müslümanlar. Sizin döneminiz bitti!
Gördünüz mü dahice neler yaptık sizlere?
Sokaklarınızda gezdik halinizi beğenmedik, ne yaptık biliyor musunuz?
Çok basit! Kızlarınızın örtülerini çıkarttık ve o örtülerle kuranlarınızı örttük
Artık emrimizdesiniz!!!
İstediğimiz gibi istediğimiz zaman parmağımızda oynatırız sizi!
Kıyafetlerinizi biz üretip sattık size. Bakın çarşılarınıza.Ne varsa satılan kabullenmişsiniz
Mahrem yerlerinizi açtık. Gençlerinizin giydiği düşük bel pantolonları biz alıştırdık size!
Düşük bel giymek kimin sıfatlarındandır biliyormusunuz? Lut kavminin!
Ne kadar aptal ve gerizekalısınız:
Yahudiler topraklarımızı çalıp namusumuza göz diktiler diyorsunuz!! Siz nerdeydiniz!?
Sokaklarda kız peşinde. Ne güzel alay ediyorum sizinle! Dibe vurmuşsunuz
Eğitiminizi beğenmedik size sıkıcı müfredatlar önerdik,
Televizyon kanallarınıza ahlaksız programlar doldurduk
Önemli birşey düşünemez hale getirdik sizi
Ne düşündüğünüzün bi önemi yok artık. Susmaya devam edin!
Kızlarla erkeklerin arkadaş olma kültürünü biz aşıladık size, oysa zamanında siz en temiz ümmettiniz!
Bugün bakın en rezil ümmet oldunuz! Zavallılar!!!
Baktık kitabınızın dili en güzel dil, size gerici dedik hemen inandınız ve başka dil öğrenmenin peşine düştünüz, dilinize öğrendiğiniz yeni dili katmanın peşine düştünüz!
Devletleriniz ilim ortamı hazırlamadığı için alimleriniz batıya kaçmakla kendi memleketlerinde önemsenmeden yaşamaya mahkum
Ve son söz: Günde on dakika ayırıp beş sayfa kitap okursanız, ayda bir kitap biter. Senede on iki kitap biter. Günde en az yarım saat araştırma ve inceleme kitabı okumazsak, canımıza okuya- caklar! Haberiniz olsun...
OKU, DÜŞÜN, DEĞİŞ VE DEĞİŞTİR...
Yüreğim bu aralar volkan gibi bir tarafım da hayata karşı verdiğim amansız mücadele,diğer tarafım da ise verdiğim amansız mücadeleyi kazanıp kazanamamam.Gün boyu bunun ikisinin arasında mekik dokuyorum.
Keşke bazı şeyler başladığı gibi sonuçlansa diyorum bazen hayatta, belki daha az insanın canını acıtırdı ve geceler kendisine uzun gelmezdi.
Üzerinde belki de fazla kafa yormak insanı daha da çıkmaza götürür ama insan kaybetmemek istemediğinden dolayı ruhu ve bedeni kendi arasında savaş veriyor geceleri ve her geçen gün biraz daha azalıyor insanın hayata karşı heyacanı.
Ve sonun da ne oluyor biliyormusunuz ? İnsanın yaşama karşı tutumu yağmur yağan tarlada çiçek açmayan topraklara benziyor.
Okumuyoruz,araştırmıyoruz.Ne tür operasyonların içinde olduğumuzun farkında bile değiliz.Allah aşkına,araştırma,inceleme kitapları okuyun.Kitap okumazsanız canınızı okurlar.