Bir rane bir mahbuba oldum müptela
Emsali bulunmaz cihan içinde
Övmüş de yaratmış cenab-ı Mevla
Dişleri inci sedef dühan içinde
Kaldı serv-i fidan yanağ-ı mis gül
Bir nevreste cihan avaz-ı bülbül
Veçhi mahi taban saçı tap sümbül
Misli yoktur inan turhan içinde
Gözlerime vali lebleri zülal
Kirpikleri deste kaşları hilal
İlahi ömrüne ermesin zeval
Gezsin böyle cenan insan içinde
Her gören enver nur yüze bakar
Nice âşıklar odlara yakar
Meyletmez bir ferde semadan çıkar
Fahir ilfadeler hayran içinde
Ey Fedayi melek midir bu dilber
Yoksa hurü müdür ver bize haber
Barekallah hub yaratmış mahteber
Cemalin gösterir bürhane dilber
Çok şükür cananı eyledik şikâr
İmanı da arar iken buldum aşikâr
Verdi muradımı ol kani settar
Dost bizim ellere pür sefa geldin
Düşüren sevdaya bunca aşığı
Yine sensin Âşıkların maşuğu
Dü çeşmi âlemin şem-i ışığı
Ta baştan ayağa nur sefa geldin
Bu Fedayi buldu Fevzi hak kemal
Sırr-ı Balım nuru Ahmed-i Cemal
Velinin neslinden bunlar payımal
Hünkâr Hacı Bektaş pir sefa geldin
Azrail’dir gelir iken seslenmez
O altındır yer altında paslanmaz
Güneş şavkı suya düşer ıslanmaz
Budur tahkik sualinin cevabı
Topraktır insanı yer karnı doymaz
Ahkâma halk uyar o halka uymaz
Hak intikam alır geriye koymaz
Budur tahkik sualinin cevabı
Fedayi arif rumuzu söyledür
Evliyalar bakmaz görür gözlüdür
Hızır İlyas’la mekânda gizlidir
Budur tahkik sualinin cevabı
Bir kâmil mürşitten dersimi aldım
Besmeleyi elif lamdan okuttu
Hakayık ilminin bahrine daldım
Yedi ayet harfin cimden okuttu
Altı bin altı yüz altmışaltı ayet
Kelamullah vech-i âdemden okuttu
Otuz iki harftir ilmi âdemin
Yigirmi sekiz harfi hatimden okuttu
Ey Fedayi musaf suret endamın
Manisini taha mimden okuttu
Âşıklar hakayık bahrini boylar
Bu esrarı bilen gayriyi neyler
Özünde hak gören ene’l-hak söyler
Şeyhi Mansur gibi dardan ayrılmaz
Ey Fedayi fazla söyler kelamda
İşaret olunmuş nun vel kâlemde
Musallamdır on sekiz bin âlemde
Hünkâr Hacı Bektaş pirden ayrılmaz