İnsanın kafasından bir korkuyu, bir düşünceyi iradesini kullanarak çıkarması mümkün müydü? Mevlut bir şeyi ne kadar çok unutmaya çalışırsa o şeyin aklına o kadar çok geldiğini artık tecrübeyle biliyordu. O halde bir şeyi unutmak istemek, UNUTMAYA NİYET ETMEK, unutmanın iyi bir yolu değildi. Hatta insanın unutmaya niyet ettiği şey aklına daha çok takılıyordu.
İnsan şehirde kalabalık içinde yalnız olabilirdi ve şehri şehir yapan şey de zaten kalabalık içinde insanın kafasındaki tuhaflığı saklayabilme imkanıydı.