Yine de bu meselede kabahati kendisinde bulmak yerine suçu, onu bu duruma sokmuş, bahtına ne çıkacağına karar vermiş, o belirsiz ve muazzam gücün, yani kaderin üzerine attı.
Balıkçıl kuşunu gördüğü yere, gökyüzünün en uç noktasına baktı Mrs. Yeobright; elini ayağını bağlayan bu yerküreyle hiçbir teması olmayan, özgür, mutlu bir yerdi orası; parçalanıp gitmeden havalanmayı ve o kuş nasıl uçuyorsa onun gibi uçmayı diledi.