• Donne, “Hiç kimse bir ada değildir” diye yazmıştır, ama otistiğin durumu tam olarak budur; anakaradan tamamıyla kopmuş bir ada! Klasik otizm, üç yaşından itibaren ortaya çıkar ve bu kopma gerçekleşir.
  • Tabii kıskandığım onların ne eserleri ne de kendileri! Klasik deyimle ruhlarını kıskanıyorum. Yaşamaya haysiyetli bir anlam kazandıran çabalarını...
  • Elî Herîrî, (1009 Herîrî Köyü – 1080 Hakkâri)

    Klasik Kürt Edebiyatı Şairi ve İslam bilginidir. İslamiyet sonrası Kurmancî lehçesiyle yazan ilk Kürt şairdir.

    Herîrî'den itibaren (11. yüzyıl) Kürt edebiyatında, Divan Edebiyatı dönemi başlar.

    Dîvan ve Maqamet başlıca eserleridir
  • Euripides (mö y.484-406): atina’nın yetiştirdiği üç büyük tragedya şairi arasında en fazla eseri günümüze ulaşan sanatçı olarak özel bir yeri vardır. bu özelliği şenliklerde aiskhylos ve sophokles kadar birincilik ödülü kazanmamış olsa da halk arasında daha çok beğenilen bir ozan olmasına bağlanır. euripides’in oyun kahramanları insana özgü zayıflık ve kusurları taşırlar, yaşadıkları tragedyalar da bu kusurları ile vazgeçemedikleri tutkularından kaynaklanır.
    euripides çağdaş tiyatroya en yakın eserler veren klasik ozan, ya da modern ozanların ilki sayılabilir. ölümünden sonra sahnelenen iphigenia aulis’te tragedyasının devamı olduğu halde iphigenia tauris’te daha önce, mö 414-413’te sahnelenmiştir. eser antik yunan toplumunda çok değer verilen bir konuyu, dostluk ve kardeş sevgisini konu eder. aristoteles’in poetika’da sıklıkla değindiği iphigenia tauris’te, antik tiyatronun teknik açısından en başarılı örneklerinden biri kabul edilir.
  • “İnsanın kendini anlaması klasik teselli biçimidir, kendinden kaçmasıysa romantik.” (s.9)
    Adam Phillips
    Sayfa 9 - Metis Kitap
  • Cinsiyet gözetmeden hayattan zevk almak. Ancak hayat onu vermiyor. Annesi ölünce ona sahip çıkan ve eğitimine katkıda bulunan bir rahip. Aynı onun gibi hayatın dibine vurmuş baskılamış kaybetmiş. Kısaca hayatımızın çakılmaları biraz felsefi açıdan da kaleme alınmış kesinlikle klasik ler içinde okunması gereken bir yapıt
  • Favorilerimin arasında yerini aldığını söyleyerek yorumuma başlayayım. Öncelikle Cehennem Makineleri serisi yazarın daha önceki Ölümcül Oyuncaklar serisiyle bağlantılı diyebilirim. İkisi de Gölge Avcısı dünyasını ve bazı ortak karakterleri barındırıyor. Ölümcül Oyuncaklar serisinin 4.kitabını okurken sürekli eskiye gönderme vardı yani Cehennem Makineleri serisinde ki karakterlere ve olaylara. Baktım böyle olmayacak ben de Ölümcül Oyuncakları bitirmeden bu seriye geçtim. İyi ki de öyle yapmışım çünkü Clary ve Jace beni sıkmaya başlamıştı Evet,Mekanik Meleğe dönelim. Konumuz yine aynı;Melek kanına sahip olan ve insanları kötülüklerden koruyan Gölge Avcıları dünyasında geçiyor. Ama zaman olarak oldukça geride. Taaa Viktorya Dönemine,İngiltereye gidiyoruz. 1700'lü yılların sonu ve 1800'lü yıllar benim eski döneme ait en sevdiğim zamanlar diyebilirim. Binalar,kıyafetler,ortam ve insanlar tam anlamıyla büyüleyici ve masalsı. İlk olarak böyle bir zamanda geçmesinden dolayı benden artı 1 puanı almıştı bile kitap. Daha sonra açıp okumaya başladım ve kurguya anında odaklanabildim sanki bir an da kitabın içinde gibiydim ki yazarın öteki kitaplarında bunu yaşadığımı söyleyemem. Yani açıkcası bir çok övgüye rağmen Cassandra benim sevdiğim bir yazar değildi ne yazık ki. Ama sanıyorum ki bu durum,bu seriyle birlikte değişecek gibi. Kitabın dili oldukça akıcı ve basitti. Bir an bile sıkıldığımı hatırlamıyorum. Ölümcül Oyuncaklar'da ki gibi yine klasik Nefilimler,Vampirler,Kurt adamlar gibi bilindik karakterlerle karşılacağımı sanıyordum ama yeni ve oldukça farklı yeni şeyler vardı. Ve bu çok hoşuma gitti. Yazar işini sağlama alıp hali hazırda duran kurgudan gitmeyip yeni bir şeyler katmış. Eminim ki bunu yapmasaydı Ölümcül Oyuncaklardan bir farkı kalmayacaktı. Sanki sonunda bir yazar beni duymuşda romantizmin dozunu ve karakterlerin aşırı duyguları oldukça yerinde ayarlamış gibiydi. Ben bu kitapta ki bütün karakterleri sevdim diyebilirim. James ve Will uzun zamandır aradığım "bromance"tarzı tatlı bir arkadaşlığa sahipti. Ama esprili olmasından dolayı Will'i daha çok sevdiğimi söyleyebilirim. Aklında soru işareti olanlar için bence Gölge Avcısı dünyasını daha yakından tanımak için ilk olarak Ölümcül Oyuncakların ilk üç kitabını,daha sonra Cehennem Makineleri serisini ve en son Ölümcül Oyuncakların son üç kitabını okumanız en iyisi olacaktır diye düşünüyorum. Bu şekilde iki serinin birbirine nasıl bağlandığını ve birbiriyle ilişkili olduğunu daha iyi anlayabilirsiniz. Üzerinde çok konuşulacak bir kitap değil bir an önce okumalısınız!!