“Tembelliğin bir tutku olduğunu pek bilemeyiz; şiddetini hissetmesek de, verdiği zararları görmesek de, tüm tutkular arasında en ateşli ve en kötücül olanıdır…”
Görünürler dünyasının kendini bize dayatma şekli ile bizim onunla ilgili kendi hususi yorumumuzu dış dünyaya dayatma şeklimiz hayatımızın dramını oluşturur. Olguların gösterdiği direnç, düşsel olarak kurduğumuz dünyayı hayal, umut, öbür dünya alanına nakletmeye iter bizi, öbür dünyaya inancımız bu dünyadaki bütün hayal kırıklıklarımızdan beslenir. Gerçekçiler olgulardan yola çıkarlar, fikirlerini olgulara uyarlarlar.”
“İnsan tam olarak göründüğü gibi olmalı; olduğundan daha değerliymiş gibi görünmeye çalışmamalı… Kandırmak istiyorlar ve görünmekle o kadar meşguller ki, sonunda artık kim olduklarını unutuyorlar…”
“Hayatı hiç tanımıyorsunuz. Ondan her şeyi bekleyebilirsiniz. Benim yanlışım neydi biliyor musunuz? Hayattan artık hiçbir şey beklememek. Ne yazık ki artık hayattan bekleyecek hiçbir şeyim olmadığına inandığım zaman kendimi bıraktım.”
“Diyordum ki bir şey herkes için iyi olamaz, ancak bazılarına göre iyidir; bir şey herkes için doğru olamaz, ancak öyle olduğuna inananlar için doğrudur; her birimize aynı şekilde uygulanabilecek ne bir yöntem ne bir kuram vardır…”