Fehilal

Fehilal
@fehilal
Susmaya bir ricattir Ramazan. Dil yeni tatları sezdi. Kendi seçtiği kelimelerini değil, O'nun kelimelerini kullanarak konuşmayı, yani aslında konuşmamayı, aslında O'nun kelimelerine, ayetlerine ağız olarak, susmayla dolu bir konuşmayı tattı. O'nun ayetlerini okumak, O'nun adını anmak, konuşmak mıdır hakikaten? O'ndan ödünç alınmış kelimelerle, konuşmayı bastırmak değil midir? Ve yine aslında, kendi konuşmanı bastırarak, dipte O'nun konuşmasını dinlemekten başka bir şey midir? Tek konuşanın O olduğu bir dünyada olduğumuzu, susarak anlayabiliriz.
Sayfa 110
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ama insanın kıymetini takdir edebilmek için de kişinin önce kendisindeki insanlık cevherini takdir edebilmesi gerekir. Yani insanın kendisine bir insan olarak biçtiği değer, başka insan teklerine yönelik alakasını ve hürmetini de belirler. Başkasındaki anlamı değerli bulabilmesi için öncelikle bu anlamın kendisindeki yankısını bulabilmiş ve onu tanıyabilmiş olmalı. Yani; “Asaf’ın mikdarını (değerini) bilmez Süleyman olmayan/ Bilmez insan kadrini alemde insan olmayan.” (Ziya Paşa)
Bu hadisenin bende uyandırdığı asıl etki, aşkın yok olmayı göze aldıran dinamiği. Başka bir varlığa doğru atılım yapan bir kimsenin, bu atılımı yoklukla nihayetlendirmeyi göze alması, asıl şaşırtıcı olan. Yani aşık, maşukuyla buluşarak iki olmayı dilerken, meğer aşk onu ortadan kaldırmayı tasarlamaktaymış. Aşk ikiliğe izin vermiyormuş.
Toprağın altı, hayatta ustalaşınca, hayat denilen şeyin de çoktan sonuna geldiğini fark eden kıdemlilerimizle dolu.
Bir şehrin suyundan içince, o şehri sevmeye başlayacağınızı, Kahire’den Saraybosna’ya ya da Kütahya’ya kadar dünyanın birçok şehrinde işitirsiniz. Yetmez, Ulu Camii’nde namaz kılmak, yaşlı esnafıyla, mümkünse eşrafıyla sohbet etmek, otogarında vakit öldürmek de gerekir. Taş çarşısında çırak çocuklarla konuşmak, bir ana-kızın sohbetine kulak vermek de iyi olur. Bunları yapınca ancak, o şehrin gözümüzde canlanmaya başladığını, bir manevi siluetinin belirmeye başladığını görürüz. Bunlarsız, o şehirde ancak bir turist, kültür turizmine ya da mutfak turizmine kendini kaptırmış bir görgüsüz olarak kalmak zorundayızdır.
Sayfa 44