“Benim daha kötü alışkanlıklarım var. Eğer ayakkabım eğriyse gömleğimi, başlığımı da düzeltmiyorum. Kendimi yarı yarıya düzeltmeyi sevmiyorum. Kötü durumda olduğum zaman hastalığıma şiddetle sarılıyorum. Kendimi umutsuzluğa bırakıyorum, yıkıma doğru gidiyorum. Tam bıkmış usanmış gibi... Daha kötüleşmek için inat ediyorum, kendimi iyileşmeye layık bulmuyorum. İnsan ya tam iyi olmalı ya tam hasta.”