"Hepimizin açması gereken yedinci bir mühür, bizi bekleyen bir kader, yolumuzun sonunda bir kıyamet var. Ne kadar başarı elde edersek edelim, ne zaferler kazanırsak kazanalım, ne fetihlere imza atarsak atalım, son istasyonda bize ayrılmış hep bir yenilgi saklıdır. Eğer şanslıysak ve uğraşır didinirsek, çok güzel bir hayatımız olabilir, hatta gerçek bir mutlu anlar silsilesi bile yaşayabiliriz ama ne yaparsak yapalım, ne denersek deneyelim, ne söylersek söyleyelim önünde sonunda bizi hep o umutsuz ve son bir yenilgi bekler."
Sigarasını yaktı, iyi geceler dedi ve yürüyüp gitti. "Gel de şaşırma," dedi fısıldarcasına. "Aynasıza bak, sarhoş sandı beni iyi mi?" Kendi kendine gülümsedi ve derin düşüncelere daldı. "Gerçi öyleydim," dedi ve peşinden ekledi: "Bir kadının yüzüne bakıp sarhoş olacağımı hiç sanmazdım."
“Benim daha kötü alışkanlıklarım var. Eğer ayakkabım eğriyse gömleğimi, başlığımı da düzeltmiyorum. Kendimi yarı yarıya düzeltmeyi sevmiyorum. Kötü durumda olduğum zaman hastalığıma şiddetle sarılıyorum. Kendimi umutsuzluğa bırakıyorum, yıkıma doğru gidiyorum. Tam bıkmış usanmış gibi... Daha kötüleşmek için inat ediyorum, kendimi iyileşmeye layık bulmuyorum. İnsan ya tam iyi olmalı ya tam hasta.”