• Yedi düvele meydan okumak bu cihanda her devlete nasip olmamış. Bu devlet ki namdarı gazi ve şehit olan ala sultan taifesidir ki içinde bulunduğu en buhranlı zamanda dahi üzerine yağmur gibi yağan küffar ordusuna haddini ve hesabını bildirmiştir. Bu dahi ne elzem bir örnektir Osmanoğlu'nun feraset ve dirayetine vesselam..
  • Annem ve kız kardeşimle abim için 'kız bakmaya' gittiğimiz ilçeden akşam üzeri dönuyorduk merkeze. Hava karardığı için ne etrafı seyredebilirdim, ne de kız kardeşimle iki kelam edecek mecalim kalmıştı. Aklıma evden alelacele çıkarken çantama attığım ' Yoldaki İşaretler ' kitabı geldi. Ve biraz da olsa günün yorgunluğunu uzerimden atarım ümidiyle açtım (satın aldığımdan beri daha bir kere kapağını açmadığım için 'Kurdelasını büyük bir heyecan ve merakla açtığım hediye paketleri gibi' bir güzel duygu sardı içimi açarken)

    Daha önce hakkında çevreden ve sosyal medyadan edindiğim ufak bir bilgi birikimi dışında hiç Seyyid Kutub okumamış biri olarak neyle karşılaşacağımı -daha da önemlisi bunca beğenilen bir dava adamı olarak tanınan şahsiyet hakkında hayal kırıklığına uğrar mıyım korkusu ile- yavaş yavaş sindire sindire okumaya çalışıyordum önsöz kısmını. Yazar burda şimdiki islam ummetinin düştüğü hali , cahilliye düzeninin ne demek olduğunu , Allahın hakimiyetine el koymanin sonucunu, şeriatın diğer sistemlerden farkını , Islamin Dirilişi hareketinin nasıl nerden başlayacağını anlattıktan sonra bu Diriliş hareketini başlatacak 'öncü cemaat' için birer rehber ve yol işaretleri taşıması amacıyla bu kitabı kaleme aldığını anlatmış. Çok öz , derin ve anlaşılır bir girişti benim için. . Sahi dedim yazara 'gerçekten bu öncü nesilden olabilmem için içimde yanan bu ateşi bana meşale yapıp yolumu aydınlatabilecek misin? Sahi bütün bu anlattıklarını başarabilecek misin?' büyük bir umut ve biraz da korkudan ötürü bir temkinlilik haliyle..

    (Bu arada kafanızda merak oluşmuşsa diye söyleyeyim görüşme olumsuz geçti )

    Daha sonra başladım kitabı okumaya 'Örnek bir kuran nesli' başlığıyla başlamış yazar kitaba .. Okudum okudum altını çizdim düşündüm durdum yol boyunca ve ancak 26 sayfasına kadar gelebildim. Bi kitap bu kadar mı sarsıcı olur? Tespitler ve öneriler muazzam. .

    Hayır dedim bu böyle ziyan olmamalı! 'Bir kitap okudum' tarzında geçip gitmemeli bu rehberlik.! Zaten hep burdan kaybetmiyor muyduk? Yapılan önerileri 'can kulağıyla' değil de dinlemiş olmak için dinlememis miydik hep? Kuran okurken sohbette vaaz dinlerken hatta anne babamızı dinlerken bile sadece ' dinlemiş olmak ' için dinliyorduk. Oysa küçük bir çocuk hayata dair daha yolun başında olduğu için can kulağıyla dinlerdi anne babasını. . Çünkü tecrübesizdi, çünkü bilgisizdi ve o da bunun farkındaydı. . Sahi ne zaman bıraktık bir rehberin peşinde yürüme Şevkimizi? Kaç tecrübeden kaç kilometreden kaç kitaptan sonra? Islamda da böyle yaptık ve yapıyoruz. . Kendi ilmimize kendi ogrendiklerimize güvenmenin küstahligi vardır üzerimizde. . Bu bilgiclik okuduğumuz kitaplar arttıkça artıyor... Açın bakın bu sitede az kitap okumuşlarda bulacaksınız çoğu kere 'bilmemenin verdiği tevazuyu'

    Biz hep yürüdüğümüz yollara okuduğumuz kitaplara ve kazandığımız diplomalara güvenerek kazandık ilme karşı bu lakayt duruşu. .

    Hayır dedim böyle okumamalısın zeyneb! Kaç zamandır içinde yanan bu yangına bir meşale bulmalı ve siratel müstakim için o meşaleyi öylece tutup da yürümelisin hakka doğru. . Sistemli programlı sabırlı ve aşkla .. Işte sana başlangıç işte sana bu yolculuk için ' Yol işaretleri'..

    Bu yüzden ilk defa bir kitabı not tutarak tahliller ve Analizlerle kimsenin dayatması olmadan sindire sindire okumaya karar verdim.

    Not tutmalıydım ( ki ben tüm okul hayatı da dahil hiç bir şekilde düzenli not tutmayı becerebilmis değilim).. Aklıma çok değer verdiğim buket ablamdan hediye aldığım ve ' ben bunu nasıl kullanacağım?' diye kara kara düşündüğüm Dava Adamı Ajandası geldi .. Işte sana fırsat işte sana güzel bir başlangıç için not defteri dedim ..

    Daha Ilk sayfasında " Allah'a yemin ederim ki! Güneşi sağ elime ayı da sol elime verseler yine de davamdan vazgeçmem.. Ya Allah bu dini hakim kılar , yada ben bu yolda yok olur giderim. " diyen bir dava adamı'nın (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Vizyonu. .


    Ya Rabbi Sen sana açılan ellerde asla geri çevirmediğin dualardan biri de hiç şüphesiz 'Hidayeti isteme'dir. . Sen bana hidayeti, dava şuurunu ve Ahirin de ahirinde garip kalacak ve garipsenecek o gariplerden olabilme yolunda sabır , fikir, şükür ve feraset sahibi olabilmeyi nasip et! Sen ki kalpleri halden hale çevirensin, kalbimi dinin üzerinde sabit kıl! "

    11.10.2018
  • Kur’an-ın,, “Size ne oluyor da, Allah yolunda ve ‘Ey Rabbimiz! Bizleri halkı zalim olan şu memleketten çıkar, katından bize bir dost ver, bize katından bir yardımcı ver’ diye yalvarıp duran zayıf ve zavallı erkekler, kadınlar ve çocukların uğrunda savaşa çıkmıyorsunuz (mücadele etmiyorsunuz)?” (Nisa, 4/75) hükmüne rağmen, Arakan’da yakılan, Akdeniz’de boğulan, Suriye’de bombalanan, Filistin’de ambargoya tabi tutulan, Doğu Türkistan’da zulme uğrayan kardeşlerimize hakkıyla yardım edemedik. Allah’ım! Sen bizi bağışla! Bize feraset ver! Mazlum Müslümanların hesabını tek tek soracak güç ve kuvvette bir düzenin kurulduğu günleri görmeyi bize de nasîbeyle ve bu yolda bizi de vesile kıl! Yâ Rabbî…
  • "İnsanlarla zekice alay ettiğini zanneden insan silüetindeki eşekler, sarkan kuyruklarını, uzayan kulaklarını feraset ehlinden asla saklayamazlar."

    M.Mert
  • Sultan, filler ne kadar iri olsalar da, karıncalar ne kadar korkaksalar da, onlardan çekiniyordu. Bu dünyanın ortasındaki mavi elmas kayasını çıkartanlar, saray yapanlar, şu dağların altını yiyecekle, balla, buğday, çekirdek, çiçek özüyle dolduranlar isteseler, azıcık düşünseler, yürekli olsalar, neler neler yapmazlardı ki bu dünyada. Kendi ağırlıklarının üç, dört mislini kaldıranlar bu karıncalar değiller mi? Onun için bu karıncaları yönetmek için çok feraset, bilim gerekiyordu. Karıncalardan faydalanmak, onları yönetmek, kaba güçle olacak iş değildi. Onları ne aç bırakacak, ne çok doyuracaksın. Ne çok yoksul, ne çok zengin olacaklar. Onları düşündürmemek için her bir şeyi yapacaksın. Karıncalığın huyunda başkaldırma, değiştirme, kırmızı sakallı olma huyu vardır. Onlara gece gündüz fil olma düşü kurdurmanın yolunu bulacaksın . . . Onlara böylelikle karıncalıklarını unutturacaksın . . . Onun için de yeni biçimler,
    yöntemler bulacaksın.
  • Allah'ım!
    İmanlarımıza derinlik,
    yüreklerimize sükûnet, amellerimize ihlas, bakışlarımıza feraset nasip eyle!
  • Sultan, filler ne kadar iri olsalar da, karıncalar ne kadar korkaksalar da, onlardan çekiniyordu. Bu dünyanın ortasındaki mavi elmas kayasını çıkartanlar, saray yapanlar, şu dağların
    altını yiyecekle, balla, buğday, çekirdek, çiçek özüyle dolduranlar isteseler, azıcık düşünseler, yürekli olsalar, neler neler yapmazlardı ki bu dünyada. Kendi ağırlıklarının üç, dört mislini
    kaldıranlar bu karıncalar değiller mi? Onun için bu karıncaları yönetmek için çok feraset, bilim gerekiyordu. Karıncalardan
    faydalanmak, onları yönetmek, kaba güçle olacak iş değildi. Onları ne aç bırakacak, ne çok doyuracaksın, Ne çok yoksul, ne
    çok zengin olacaklar. Onları düşündürmemek için her bir şeyi yapacaksın. Karıncaların huyunda başkaldırma, değiştirme,
    kırmızı sakallı olma huyu vardır. Onlara gece gündüz fil olma düşü kurdurmanın yolunu bulacaksın... Onlara böylelikle karıncalıklarını unutturacaksın... Onun için de yeni biçimler, yöntemler bulacaksın.