(...) “Çocuk”un, istikbâl ve “arkadan gelen” oluşu... “Mazi”nin gerçekleşmişi göstermesi ve bu bakımdan “ihtimâl” ve “müphem”lik belirten “istikbâl”den “daha sağlam” oluşu (idrâk bakımından) “Firas” ve “firaset-feraset” kelimelerinin mânâları ve bunların akrabası kelimeler üzerinde uzunca durmuştuk; kızıl renk ve idrak arasındaki münasebet ile kızıl renk ve lisân arasındaki ilgi de yukarda belirtildi... “Firas”, “feres”, “feraset” filân derken, “binici” ve “binilen” arasındaki birbirinin aynı olan mânâların dönüşümü ve bu dönüşümün “lisân” ve “idrak”a denk gelişinde de, bunların aynılığı; idrak lisânı ve lisân idrâki...
İdrâk lisânı ile istikbâli “lisânen idrâk”; Nasreddin Hoca’nın eşeğe ters binişinin hikmetlerinden biri de bu!..
Vâridât: Nasreddin Hoca’nın Eşeği, ″NASREDDİN HOCA’NIN HİMMETİ″ başlıklı bölüm, İBDA Yayınları