m

Mücerret Fikir

5 üye
Takip
.
"RAHMET" SIRRINA İŞARET...
Mâ: Biz... Mâ: Su. Âb... Mâ’: Yeryüzüne yayılıp döşenmek... Rahmet: Yağmur. “Arapça’da harflerin mânâsına nazaran vav harfi, Allah’a taallûk eden tek harfmiş” dedim... Her şeyi, topyekûn varlığı kuşatıcı ve istihlâk edici “Rahmet” sırrına işaret olsa gerek... “Her şey Allah’ın vechine karşı helak hâlinde” Âyetini, ahlâkın “münfail sıfat” ve bu sıfatın da istihlâk edici, tüketici ve kuşatıcı mânâsını bilenler beri gelsin... Allah’ın ahlâkıyla ahlâklanmak?..
17 Ocak 1983 tarihli bir yevmiye!.., ″BU ASRIN SAHİBİSİNİZ!″ başlıklı 21 Mayıs bölümü, İBDA Yayınları
Mücerret Fikir
BELİRSİZLİĞE BAKMANIN KARIŞIK DUYGULARI...
Çalkantılı ve muzdarip değil de, belirsizliğe bakmanın karışık duyguları içinde, un yaymanın, daha doğrusu ipe un sermenin yorgunluğundasınız... Kafanızda kelimeler köşe kapmaca oynarken, mayışıyorsunuz, tükeniyorsunuz, bitiyorsunuz, sızıyorsunuz... Birdenbire bir ses: “Var-yok 126 tamam!”... Sıçrayarak uyandım!..
Levha: 24 Mayıs 1982, ″KUŞ GAGASI VE DUDAK″ başlıklı bölüm, İBDA Yayınları
Mücerret Fikir
Reklam
YAPANI YAPTIRANDAN GELİCİ...
“Büyük İrşad Kutbu”... Yapanı yaptırandan gelici bir tecrit bünyesinin üslûbunu temsil ediyorum!.. Yapanı yaptırandan gelici bir tecrit bünyesinin dışa vurum üslûbunda, ilhâm ve vârîdât kadar, nazara muhatap verim kadrosu da, mesh olmuş ve aslına ircâ edilmiş veya doğrudan doğruya asıl iken pay alınmış mânâsına kalıp hâlinde ayniyle sabittir!.. Bâtın yolu kahramanlarına mahsus kemâl sırrının tasarruf üslûbu, kemâl zâtıma atfedilemeyeceğine göre, azat kabul etmez bir zaptolunmuşluk hakikatiyle bağlandığım ve bölünmez bir bütünlüğün faal eli hâlinde göründüğüm “Büyük İrşad Kutbu” makamına köleliğimin ifâdesidir... Faal elin kendine mahsus irâdesinden sâdır olabilecek sarsaklık, elbette münfail sıfattaki merkezî irâdeye atfedilemez!..
17 Ocak 1983 tarihli bir yevmiye!.., ″BU ASRIN SAHİBİSİNİZ!″ başlıklı 21 Mayıs bölümü, İBDA Yayınları
Mücerret Fikir
ÂNIN RÜYÂ OLUŞUNU YAŞAYAN GERÇEK...
(...) Nihâî şeklini Üstadım’ın vefatından sonra bulan “Kayan Yıldız Sırrı” isimli şiirimin şu mısraındaki hâl: “Gümüş renkte duruldu varolmak kuruntusu!” Akşamüstü deniz kenarında ne mâzi, ne istikbâl; ânın rüyâ oluşunu yaşayan gerçek... Elle tutulur bir musikî âhengi içinde, aynı şiirimdeki şu mısra: “Ruh nisbeti bir harman ışık içinde oyun!”
Yevmiye: 23 Nisan 1983, ″TÂBİRLERİN PEŞİNDE″ başlıklı 23 Nisan bölümü, İBDA Yayınları
Mücerret Fikir

Mücerret Fikir Konusuna Benzer öneriler

Felsefe ve Düşünce1.064 üye · 56 yeni gönderi
Takip
e
Edebiyat Şiir279 üye · 20 yeni gönderi
Takip
s
Soru Cevap65 üye · 26 yeni gönderi
Takip
Gözümüzü kendimize çevirmenin tam zamanıdır. Medrese ve saraya karşı reaksiyon "kendimiz"in diyametrini birdenbire çok uzaklara attı. Garp'ı arayan Mithat Efendi folklor kaynaklarımıza dirsek çevirdi. Vakıa, Gökalp onlara tekrar döndü; Fakat onları hayatta değil kitapta arıyordu. Köroğlu'na bakacak yerde Tepegöz'de kaldı. Kendimize bakmanın biricik vasıtası gözümüzü ileri dünya açısından ayarlamaktır; yani Garp'ı derinden derine tanımak, fikir ve sanat rönesansımızı yapmak, Yunan-Roma ve yeni Garp eserlerini dilimize çevirmek, bu bakış zaviyesini kazanmanın hazırlıklarıdır. Yeni girdiğimiz medeniyette yaratıcı olabilmek için, bir kelime ile, medeniyetin çıraklığını geçirmeyi kabul etmeliyiz. Yeni iddialara girebilmek, ancak yeni medeniyetin metotlarından, bütün zahmetleri ve alın teriyle geçmiş olmaya bağlıdır. Muhiddin-i Arabî metoduyla ne yeni bir şey yaratmak, ne yeni tarzda kendimize bakmak mümkündür. Ve bilhassa unutmamalıdır ki bugünün dünya görüşüne ondan hiçbir şey katılamaz.
Sayfa 34 - I - KÜLTÜR VE MEDENİYET, Memleketi Tanımak, İş Bankası Kültür Yayınları
Mücerret Fikir
Reklam
Reklam