m

Mücerret Fikir

5 üye · 10 yeni gönderi
Takip
.
HÂL İSTİKBÂLE BORÇLU!...
(...) Sebep şu, netice bu... Netice şu, sebep bu... “Tamlık” ve “tamamlık” kasdının bazen sebebe ve bazen neticeye hamledilişine bakarsak, her şeyin gerçekleşmeden önce mümkün olma özelliğiyle var olmasına nazaran hâl, istikbâlin “tamlık” ve “tamamlık” keyfiyetine göre “araz” belirtir... “Asl” alınan istikbâl’e nazaran hâl’in “araz” oluşu, “hayat”ın ölümünden ödünç ve şimdinin gelecekten borç alındığını izâh eder... Borç, geçici ve izafî malikiyettir ya!...
Vâridât: Nasreddin Hoca’nın Eşeği, ″NASREDDİN HOCA’NIN HİMMETİ″ başlıklı bölüm, İBDA Yayınları
Mücerret Fikir
ÖLMEDEN ÖLÜMÜN "ZAMANÜSTÜ" BUUDU...
(...) Doğumdan ölüme kadar olan hayatı, ister doğumu baş veya son, isterse ölümü baş veya son gören bir bakışla ele al; neticede bu hayat, “asl” olan bütün ve tam hayata nisbetle arızîdir... İş o ki, irşâd ehlinin kılavuzluğunda ölmeden ölümün “zamanüstü” buuduna sıçranıla!..
Vâridât: Nasreddin Hoca’nın Eşeği, ″NASREDDİN HOCA’NIN HİMMETİ″ başlıklı bölüm, İBDA Yayınları
Mücerret Fikir
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"İLERİ" ve "GERİ" BİR İZÂFİYET KAYDI...
(...) İleriye doğru yürüdükçe gördüklerimizin, henüz göremediğimiz ardımızdaki istikbâle göre mazi oluşu... İstikbâle doğru baş gözümüz istikametinde yürüme tasavvurunu tersine çeviren bu durum, istikbâle doğru arkaya adımlarla yürüdüğümüzü göstermektedir... “İleri ne?” ve “geri ne?” suâllerinin cevabı da buradadır: “İleri” ve “geri”, bir izafiyet kaydından ibarettir!..
Vâridât: Nasreddin Hoca’nın Eşeği, ″NASREDDİN HOCA’NIN HİMMETİ″ başlıklı bölüm, İBDA Yayınları
Mücerret Fikir
HER ŞEYDEN SONRA DA KELÂM VAR!..
(...) Ne geçmiş ve ne de istikbâl, objeleştirilemez; geçmiş geçmiştir ve gelecek henüz gelmemiş bir yoktur; geçmiş ve gelecek, birincisi gerçekleşmiş ve ikincisi ise gerçekleşmeden önce mümkün olma özelliğiyle var olan -var olacak- şeklinde yoktur ki, bu “yokluk” “hâl”e nazaran biçilmiş bir varlık sıfatıdır... Mâzi ile istikbâl hakkındaki bu hakikat, geçmiş ve geleceğin sadece ferdî şuurlarda potansiyel hâlinde bulunduğunu ve müşahhas bir cemiyetin ancak zaman-mekân birliğinde görünebilmesine nazaran da, mâzi ve istikbâlin sadece lisân kasasında yaşayabileceğini gösterir; mazi ve istikbâl, lisândır, lisândadır... Zaman-mekan birliğindeki cemiyet kadrosuna nazaran lisânın kemmiyet bakımından içtimâi yönünden bahsedilebilirse de, mazi ve istikbâl yönünden bahsedilemez; ve burada, mazi ve istikbâlin, fertlerde, “fertte toplu topluluk hakikati” hâlinde yaşadığı anlaşılıyor... Ve burada hatırlanması gereken büyük hikmet: “Her şeyden önce kelâm vardı!” Her şeyden sonra da!..
Vâridât: Nasreddin Hoca’nın Eşeği, ″NASREDDİN HOCA’NIN HİMMETİ″ başlıklı bölüm, İBDA Yayınları
Mücerret Fikir

Mücerret Fikir Konusuna Benzer öneriler

İnsana Bakış3 üye · 16 yeni gönderi
Takip
Din İslam1.615 üye · 165 yeni gönderi
Takip
l
Lûgatçe2 üye · 11 yeni gönderi
Takip
MÂZİ, HÂL ve İSTİKBÂL...
(...) Sebep ve netice münasebetini mâziden istikbâle doğru düşünmeye alışanlar, neticeden sebebe doğru bir düşünce tarzının içinde sebeple netice münasebetini tersine çeviren ve istikbâlden hâle ve hâlden mâziye doğru bir cereyan hakikatini fark edemezler... Meselâ, alışık olduğumuz muhakeme çerçevesinde anne ve baba, çocuğun doğumunda sebeptir, çocuk ise netice... Oysa, anne ve babalık, çocuk sebep diye alınırsa, onun için bir araya gelmiş bir netice belirtir!..
Vâridât: Nasreddin Hoca’nın Eşeği, ″NASREDDİN HOCA’NIN HİMMETİ″ başlıklı bölüm, İBDA Yayınları
Mücerret Fikir