(...) Yunanca’da İstikbâl, “arkadan gelen rüzgâr” mânâsına geliyormuş... Aynı mânâ “bâdî”nin ve iştikaklarının görünüşünde de açık... Çevik adımlarla “bâdî”, “bedî”, “İbdâ” diyerek, istikbâli mâziye mühürleyen bir nazarla Nasreddin Hoca’yı “has kahramanımız” olarak selâmlayalım!..
Dilimin ucunda son bir nükte kaldı: “Yabanî eşek” ve “dil” arasındaki alâka, “mevzu dili”ni ehlileşmiş eşek sembolünde topluyor...
Vâridât: Nasreddin Hoca’nın Eşeği, ″NASREDDİN HOCA’NIN HİMMETİ″ başlıklı bölüm, İBDA Yayınları