l

Lûgatçe

2 üye
Takip
ŞEVKET:
Şevket: Padişaha mahsus heybet ve saltanat. Kudret ve kuvvetten doğma haşmet. Diken. Diken batmak... Şevk: Birinin himmet ve şevketi görünmek. Ekin... Şevk: Çok istek, şiddetli arzu. Neş’e. Bir şeyi sağlamca bağlama. Memnun. Şâduman. Himmet... **Şavk:* Işık. Parıltı... Şayk: Dağ, cebel.
Vâridât: Fatih’in Dirilişi, ″GÖK GÖZLÜ HAKAN″ başlıklı 29 Mayıs bölümü, İBDA Yayınları
Lûgatçe
FÂTİH, FÂTİHA...
Fâtih: Açan, fetheden. Teshir eden, zapteden... Fâtiha: Bir şeyin başlangıcı, ihtidası. Mübaşeret. Başlamak. Karar yermek. Kur’ân’ın birinci sûresi... Seb’ül Mesânî: İki defa nazil olan ve yedi âyetten ibaret bulunan Fâtiha Sûresi. Mükerrer okunup tekrarlanan. Teveffi: Ölmek, vefat. Bütününü aldırma. İbtidâ: Başlangıç. Baş taraf. Evvel. En önce, başta... İbtida’: Benzeri olmayan bir şey yaratmak. İbdâ.
Vâridât: Fatih’in Dirilişi, ″GÖK GÖZLÜ HAKAN″ başlıklı 29 Mayıs bölümü, İBDA Yayınları
Lûgatçe
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Mevlana:
Sahib... Rabb... Rabbani... Efendi... Köleyi azad eden... Şanlı, şerefli... Mâlik... Terbiye eden, mürebbi... Yardımcı, hamî... Kıvrım, büklüm... Vavî, tilki... Bir tarafa eğilmiş olma...
Tablo: Mevlâna, ″″BU ASRIN SAHİBİSİNİZ!″ başlıklı bölüm, İBDA Yayınları
Lûgatçe
TARÎK:
Târik: Terkeden, vazgeçen, bırakan... Ta’rîk: Terletme, terletilme... Tarîk: Yol. Tarz, usûl. Vâsıta. Meslek. Bir maksada nail olmak için icrâsı lâzım gelen husus veya bu hususların toplamı... Ta’rîk: Diriltmek. Kovayı doldurmak. Hastalık veya perhizden dolayı zayıflamak. Şaraba biraz su katmak... Ta’rîk: Ovmak... Tarîkat: Yol, manevî yol. Usûl, tarz. Hâl ü şan... Tarraka: Gümbürtü... Tark: Vurmak. Dövmek. Yünü ye pamuğu ağaçla dövmek. İçine deve bevlettiğinden dolayı pislenmiş olan yağmur suyu. Vücuttaki gevşeklik. Bulanık su.
Vâridât: Mehdi, ″BU ASRIN SAHİBİSİNİZ!″ başlıklı 21 Mayıs bölümü, İBDA Yayınları
Lûgatçe

Lûgatçe Konusuna Benzer öneriler

d
Devlet ve İdare Mefkûremiz2 üye · 1 yeni gönderi
Takip
t
Tefekkürât3 üye · 4 yeni gönderi
Takip
c
Cennet Cehennem3 üye · 1 yeni gönderi
Takip
TERAKKÎ:
Terk: Bırakma, salıverme, vazgeçme. Boşama. Bakmama. İhmâl etme... Tereke-terike: Ölen bir kimsenin bıraktığı malların hepsi... Terekkün: İleri gelenlerden olma. Mânen kuvvet bulma... Terkî: Yamama. Yama yapma. Yama vurma... Terkîn: Belirli bir saatte ve yerde buluşma için sözleşme... Terkin: Boyama, yazma. Bozulma, bozma. Çizme, silme... Terkîh: İşi salâha getirme... Terkik: İnce ve nazikâne sesle anlatma, mânâsı kinaye yollu olma. Bir kimseyi köle ve cariye etme. Yumuşatma. İnceltme... Te’rîk: Gece uykusuz bırakmak... Terîk: Muharebe vaktinde başa giyilen miğfer... Terakkuk: Merhamete gelme, acıma... Terakruk: Işıklı olma. Parlama... Terakku’: Sıkıntı ve emek ile kazanma... Terâk: Yarık, çatlak. Gürültü, çatırtı... Terakkî: İlerleme. Yukarı çıkma, yükselme. Artma, çoğalma.
Vâridât: Mehdi, ″BU ASRIN SAHİBİSİNİZ!″ başlıklı 21 Mayıs bölümü, İBDA Yayınları
Lûgatçe