l

Lûgatçe

2 üye · 1 yeni gönderi
Takip
Birdenbire... İbda... Hemen... Acele... Sür'at... Bir adamın geldiği semt ve yön... Suyun kaynayıp fışkırması... Beklenmedik ziyaretçi... Kurtuluşa dair... Bedr... Dolunay... Büyümüş çocuk... Kargaşalık... Ölüm... Coşmak... Faik... Kokunun etrafa yayılması... Şiddet... Meşakkat, zahmet... Balık... Deprenmek...
Sayfa 399 - Ağustos 1994, O AKSİYON ADAMIYDI, Levha: Tefe'ül: Fevr, İbda Yay.
Lûgatçe
Kıyamet günü... Göz ile görülmüş olan... Suç üstü yakalanan... Görünen... Şehadet edilen... Allah Resûlünün dünyaya teşrifinden ve risale. tinden önce meleklerce ve enbiya hazerâtının dilinden nübüvvet ve risâletlerine şehadet edilmiş olduğundan kendilerine verilen "Meşhûd" ismi.. Bir kimsenin şehid düştüğü yer... Şehidlerin mezarlığı olan yer... İnsanların cemaat olarak hazır olacakları yer... Şehadet yeri... Hazreti Hüseyin'in, Kerbela'daki şehid düştüğü yer... İran'da bir şehir... Mukavemet ve galebe yeri... Taleb etme, isteme, dileme, arzulama... Pek beyaz ve parlak... Ay, kamer... Saf ve parlak olan... Vahşi sığır... Güneş... Satıhlar, yüzler... Sırtlar, arkalar... Binek hayvanlarının sırtları... Çiçekler... Zehir... Erkeğini seven kadın... Urfa... Uzun zaman ıztırab çeken... Fasih, hatasız Arapça konuşmak... Elbise... Arif...
Sayfa 386 - Ağustos 1994, KUŞ GAGASI VE DUDAK, Tablo: Cuma, İbda Yay.
Lûgatçe
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İbtisâr: Basîret: Kalb gözüyle görme. Görüp hakikatine varma... İbtisâr: Bir şeye başlama, ibtida... İbtida': Benzeri olmayan bir şey yaratmak. İbdâ... İbtida: Başlangıç. Baş taraf. Evvel. En önce, başta.
Sayfa 365 - Ağustos 1994, “BU ASRIN SAHİBİSİNİZ!...”, Vâridât: Mehdi, İbda Yay.
Lûgatçe
“ÇÖLE İNEN NUR”
"Arap" ismi, "hakîm ve fesahatlı lisâna sahip" mânâsına bir kelimeden geliyormuş; Üstadım, "Çöle İnen Nur" isimli eserinde bunu böylece bildiriyor... Hakîm: Varlığın hakikatine vakıf ve . hikmetle muttasıf. Hikmet mütehassısı... Lisân... Kelime-i Ehem?..
Sayfa 362 - Ağustos 1994, “BU ASRIN SAHİBİSİNİZ!...”, Vâridât: Mehdi, İbda Yay.
Lûgatçe

Lûgatçe Konusuna Benzer öneriler

Filistin4.580 üye · 27 yeni gönderi
Takip
ş
Şiir6bin üye · 55 yeni gönderi
Takip
İnsana Bakış3 üye · 16 yeni gönderi
Takip
İSTİKBAL İSLAMINDIR!...
"İstikbâl İslâmındır"... Pezîre: Karşılama, karşılayış... Pezîra: Kabul eden... Pezir: Kabul eden, olan, olabilen. "Söz dinleyici, emir tutan" mânâsında birleşik kelimeler yapılır... Pezîriş: Kabul edilmiş. Kabul ediş. Telâkki: Karşılamak. Almak. Kabul etmek. Şahsî anlayış ve görüş... Telâkî: Kavuşma. Buluşma. Birbirine kavuşma... Telâk: Ulaşmak, varmak... Talák: Boşamak. Terk etmek. Boşanmak. Bağlı bir şeyi çözmek, ayırmak. Nikâhlı karısını bırakmak... Talak: (At) sıçramak ve kalkmak... Talk: Doğum ağrısı... Ta'lîk: Asmak. Geciktirmek. Bağlanmak. Bir cümlenin mânâsının husûlünü, diğer bir cümlenin mânâsının husûlüne şartla bağlamak; "şu işi görürsen şuna vâris olursun" denilse, vâris olma, işin görülmesine bağlanmış olur. Muallâk kalmak. Bir zamana bıraktırmak. Kur'ân yazısının bir çeşidi. Tefsir... Talik: Güleryüzlü adam. Mütebessim kimse. Düzgün söz söyleyen adam... Talîk: Azad olunan esir. Serbest bırakılan esir... Talâkat: Güleryüzlülük. Dil açıklığı. Düzgün sözlülük. Selâset... Selåset: Anlatıştaki kolaylık ve rahatlık. Açık, kolay, akıcı ve âhenkli ifade... Selâse: Üç.
Sayfa 361 - Ağustos 1994, “BU ASRIN SAHİBİSİNİZ!...”, Vâridât: Mehdi, İbda Yay.
Lûgatçe