withcarpediem

6/10
·528 syf.··
2026 37. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 15:14
Öncelikle tabu bir konusu olduğunu belirteyim. Herkesin sevebileceği okuyabileceği bir kitap değil. Çünkü iki erkeğimiz ve bir kızımız var ve ilk başta fiziksel başlayan sonrasında duyguların da işin içine girdiği üçlü bir ilişki yaşıyorlar. İlk defa bu türde bir kitap okudum ona da Elle Kennedy sayesinde başladım diyebilirim. Yani tek eşli olan benim ilgi duyabileceğim bir şey olmasa da karakterleri anlamaya çalışarak okudum. Charlotte bilim üzerine eğitim alan zeki bir son sınıf öğrencisi ve Delta Pi ögrenci birliği üyesi. Ama her zaman aykırı olmayı seven gizli bir tarafı da var. Ve birileriyle takılmak için bir uygulamada Charlie takma adıyla kayıtlı. Bir gün iki adamın başsız görselinin olduğu bir profil görüyor ve eşleşiyorlar. Bu kişiler de diğer kitaplarda da gördüğümüz Ryder'ın takım arkadaşları Will ve Beckett. Uzun süre uygulamadan mesajlaştıktan sonra buluşmaya karar veriyorlar. Başta da dediğim gibi fiziksel bir şey olarak başlayan ve fantezi boyutunda birliktelikleri işin içine duyguların girmesiyle boyut atlıyor. Hem onların iç dünyalarındaki git gelleri hem de ilişkilerinin gelişimini okuyoruz. Yine çok gereksiz uzun ve fazla smut doluydu. Bu serinin en büyük probleminin bu olduğunu düşünüyorum. Karakterleri sevdim aslında olaylar da güzeldi ama kitap favorim olmadı maalesef. Charlotte'un eski sevgilisinin takıntılılığı ve onu ifşalayıp aşağılaması ve bedelini ödememesi bir tık rahatsız etti. Hepsinin ailesinin çocukları konusunda anlayışlı olmasını da beğendim. Will'in babasına şaşırdığımı da söyleyebilirim. Kitap boyunca hiç sevmedim ama sondaki epilogda akıllanmış görünüyordu. Will ve Beckett'in Charlotte'a yaklaşımlarını, rıza kavramına bu kadar önem vermelerine bayıldım. Ben onların aralarında da fiziksel bir şey olur sanmıştım ama olmadı.
The Charlie MethodElle Kennedy · Bloom Books · 20257 okunma
Reklam
8/10
·496 syf.··
2026 33. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 17:52
Campus Diaries serisinin 2. kitabı. İlk kitapta Gigi’nin yakın arkadaşı olarak gördüğümüz amigo takımı kaptanı Diana’yı ve Ryder’ın yakın arkadaşı Shane’i konu alıyor. Diana, Shane'in çapkın bir adam olduğunu düşünüp ondan pek hoşlanmıyor ama ikili tesadüfen komşu oluyorlar. Bir gün Shane'in eski kız arkadaşı yanında yeni erkek arkadaşıyla onun evine geliyor. Bu sürprizi beklemeyen Shane ise Diana'dan onun kız arkadaşıymış gibi numara yapmasını istiyor. Diana da eski erkek arkadaşı onun rahatsız ettiği için rahat bırakması adına Shane'in onun erkek arkadaşı olduğunu söylüyor. Shane de onun yardımına karşılık vermek adına kabul ediyor. Yakın çevreleri dahil herkese sevgiliymiş gibi rol yapıyorlar. Rol yaparken aralarındaki fiziksel çekime de karşı koyamıyorlar ve işler ateşli bir hal alıyor. Başlarda ikisi de sadece fiziksel bir şey olduğunu iddia etse de zamanla duygular da işin içine giriyor ve yaşananlar gerçek bir ilişkiye dönüşüyor. Ama her şey güllük gülistanlık değil maalesef. Diana'nın başına bir darp olayı geliyor ve herkesten saklıyor. Uzun bir zaman sonra Shane öğrenince durumun üstüne gidiyor ve şikayetçi olmasını sağlıyor. Sonrasında Shane de büyük bir kayıp yaşıyor ve hayatı alt üst oluyor, bir süre ailesinin yanına taşınmak zorunda kalıyor. Zorlu süreçlerini ve bununla başa çıkışlarını okuyoruz. Kitabı genel olarak sevdim, çiftin kimyası ve ilişkisi güzeldi ama en sevmediğim yanı çok uzun olması ve çok fazla smut sahnenin olmasıydı. Resmen smut sahneleri azaltsak kitap daha kısa olurdu. Shane ve Diana'nın izlenme fantezisini sevmedim açıkçası hiç gerek yoktu öyle sahneye. Onun dışında tetikleyici sahneler vardı, şiddetten rahatsız olabilecekler okumamalı.
The Dixon RuleElle Kennedy · Bloom Books · 012 okunma
7/10
·640 syf.··
2026 26. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 17:06
Uzun zamandır yorum yazmayı süründürdüğüm bir kitap. Önce biraz konusunda bahsedeyim. Kitap 80 yılında darbe döneminde geçiyor. Ayten kenar mahallelerde birinde yaşayan ailevi sorunlarla boğuşan, berbat bir babaya ve bir sürü kardeşe sahip bir kızımız. Bir gün mahallelerine yeşil parkalı bir genç taşıyor ve Ayten'in ilgisini çekiyor. Sonrasında tanışıyorlar ve adının Akın olduğunu öğrendiği çocuğa zamanla aşık oluyor. Her ne kadar geçmiş travmaları sebebiyle karşı çıksa da Akın da ona ilgi duyuyor ve biz Ayten'in ailesiyle ve Akın ile ilişkisini okuyoruz. Tabi bir de Ayten'in patronu Kenan Bey var. Başlamadan önce beklentim gerçekten çok yüksekti belki de ondan kaynaklı çok da beklentimi karşılamadı maalesef. Hikaye çok güzel, karakterleri sevdim ama diyaloglar gerçekten fazla basit geldi. Bence kitabın en büyük sorunu burada. Ve bir de gereksiz uzun olması diyebilirim. Dönem hikayesi okumayı ve izlemeyi severim ama burada Ayten karakterinin yazılış şekli olsun, diğer karakterlerle diyalogları olsun fazla basit ve günümüz hissettirdi. Buna rağmen o sondan sonra ikinci kitabı bayağı merak ettim diyorum diyebilirim. Umarım yazarın kalemi diğer kitaplarda daha da gelişmiştir.
Kırmızı Güller Çabuk SolarCeyda Kalender · Artemis Yayınları · 2024204 okunma
10/10
·570 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 21:25
En sevdiğim, benim için çok büyük anlamı olan bir serinin final kitabına nasıl yorum yapabilirim bilmiyorum. Bu yüzden bunu günlerce erteledim. Bir kitap 4 farklı hikaye desem ne dersiniz? Serinin bu kitabı tam olarak öyle. Serideki bütün kitapları çok seviyorum ama bu kitap kesinlikle favorim, hatta seri komple tüm zamanlarımın favorisi. Çok fazla Türk yazar okumuyorum ama Anita'nın kalemi bambaşka. Bu kitapla ilgili spoiler olmadan hiçbir şey anlatamam ama zaten seriyi okumadan bu yorumu okumayın derim. Öncelikle Ozan ve Bahar'ın kavuşup mutluluktan coştuğu, dağları aştığı bir kitaptı. O kadar zehirli sular içtiler ki bu mutluluğu dibine kadar hak ettiler. Abartısız onların her anını hayatım boyunca okuyabilirim, keşke bir kamera olsa da izleyebilsem dediğim bir ev hayatı. Levent ve Lale benim için bu hikayede en beklenmedik çiftti ve onları bu kadar çok seveceğimi asla düşünmemiştim. Levent zaten muazzam bir adam, Ozan'dan sonra bu hikayedeki favorim ama Lale'nin karakter gelişimi çok güzel oldu, birbirlerini güzel buldular. Yeni eklenen sahnelerle daha da güzel olmuşlar. Kitap olmadan önce de okuduğum için yan hikayelerden Ozan'ın anne ve babasının hikayesi beni her zaman çok ağlatır. Bu hikayedeki bütün kadınlar öyle ama Selma o kadar muazzam o kadar nahif bir kadın ki ona bayılıyorum. Rafet'in dediği gibi masal kahramanı gibi. Babasıyla Meral ablasının hikayesi de Meral'e büyük bir şefkat duymamı sağlar ve yine birebir aynı duyguları hissettim. Yeni eklenen sahnelerle o kadar güzel olmuş ki resmen eksik olan parçalar tamamlanmış. Rafer ile Ozan'ın yüzleşmesi çok gerekliydi ve Ozan'ın bütün korkularının gün yüzüne çıkması da. Ayfer'e değinmezsem olmaz. Bebeklerimin bebeği oldu resmen. Onu daha fazla okumak isterdim tabii ki ama ne kadar okursam okuyayım tadının
Uyumadan Önce Tuttuğum Dilek 4Anita Felipova · Kaktüs Sanat Yayınları · 20264 okunma
8/10
·312 syf.··
2026 32. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 15:46
Bir şirket DNA örneğinizden ruh eşinizi bulduğunu iddia etse ne yapardınız? Bu kitap tam da bunun üzerine kurulu. Jessica Davis, istatistik konusunda çok başarılı freelance çalışan bekar bir annedir. Geçimini sağlamak ve kızının ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanırken aşkı hayatında istemez. Bir gün arkadaşı Fizzy'nin zoruyla genetik eşleştirme yapan bir flört şirketi olan GeneticAlly’ye kit gönderir. Şirket insanların DNA uyumuna göre "ruh eşlerini" bulduğunu iddia etmektedir. Jess’in sonucu ise şirkette bomba etkisi yaratır, çünkü Jess şirketin kurucularından biri olan River Peña ile yüzde 98 uyumludur! Sorun şu ki Jess, River ile daha önce pek çok kez karşılaşmış ve River onda iyi bir izlenim bırakmamıştır. River utangaç, aşırı düzenli ve biraz mesafelidir. Ancak şirketin Jess'e birlikte vakit geçirmeleri karşılığında bir anlaşma teklif etmesiyle işler bambaşka bir boyut kazanır. Kitabı beğendim, ana fikri çok özgün geldi. Daha önce bu tarz bir şey okuduğumu hatırlamıyorum. Jess'in bekar bir anne olmasından, annesiyle sorunlar yaşayıp büyükannesi ve büyükbabası tarafından büyütülmesinden kaynaklı güven sorunları vardı. Ben bunu çok normal buldum ve çok takılmadım. Fizzy çok tatlı, eğlenceli bir arkadaştı. Fazla ısrarcı ama hayatta herkes bir Fizzy ister bence. Jess'in kızı Juno çok tatlıydı. Annesi tam bir baş belası, o kısımlarda Jess'e çok üzüldüm. Büyükbabasının büyükannesine duyduğu aşka da bayıldım. Tek sıkıntı River'ın sonda yaptığı saçmalık olabilir. O biraz olayı soğuttu ama sonu güzel bitti.
Ruh Eşi DenklemiChristina Lauren · Yabancı Yayınları · 202675 okunma
Reklam