Ferda

Ferda

, bir kitap okudu
Puan vermedi·108 syf.··
2022 32. kitabı
Reklam
Puan vermedi·76 syf.··
2022 28. kitabı
"Bir insanın en büyük şansı küçükken iyi bir öğretmene rastlamasidir."  bu söz okuduğum bu kitapla bir kez daha kendini kanıtlamış oldu. 20 yıllık öğretmenlik hayatımda kızlarım doğup okula başlayınca edindiğim en derin düşünce öğretmenlik mesleğinin ne kadar kutsal olduğudur.  Yıllarca öğretmenlik yapsanız da çocuklarınızın okula başlaması sizin öğretmenliğe dair görüşlerinizi kökünden değiştirebiliyor ve o zaman kendinizi sorguluyorsunuz. Geçmişte yapılan hatalar varsa bir dağa yapmamak için uğraşıyorsunuz. Bu kitap ogretmenligi büyük bir aşkla yapan bir arkadaşımın bana doğum günü hediyesini. Bir gecede bitirdim. Okurken yüreğiniz kah sızlıyor kah büyük bir sevgi seliyle kabarıyor. Cengiz Aytmatov kalemini çok sevdiğim yazarlardandir. Ayrıca yaşadığı coğrafyayı kitaplarına o kadar güzel yansıtır ki okurken kendinizi o topraklarda gezerken görürsünüz.  Her kitabinda bir veya birkaç karakter sizinle yaşamaya devam ediyor. Bu kitabinda da Düyşen ve Altinay karakterleri yüreğimize dokunuyor. Bu hikaye bur öğretmenin hikayesi. Konusuna değinmeyecegim. Çünkü herkesin özellikle de meslektaşlarımın  merak edip okumasını istiyorum. Öğretmenlik bir peygamberlik mesleğidir. Umarım bugüne kadar hakkıyla yapabilmisizdir. Ve yine umarım bundan sonra da bu kutsal görevi hakkıyla devam ettirebiliriz.
İlk ÖğretmenimCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 202110,7bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2022 29. kitabı
" Ben bir kadının, özgürce ve bütün güçlü duygularıyla, kendi içgüdüsüne uygun olarak davranmasının, genelde yapıldığı gibi, kocasının kolları arasındayken, gözlerini kapayıp ona ihanet etmesinden daha dürüst bir davranış olduğu kanısındayım. " Kitabın bu en çarpıcı cümlesi aslında anlatılanları özetler niteliktedir. Bir kadının eşini ve çocuklarını  kısa bir süre önce tanıştığı bir adamla kaçarak terk etmesi üzerine başlayan tartışmalar sonucu anlatıcinin kadının tarafında yer alması Bayan C. nin ilgisini çeker.  Bunun üzerine yaşlı Bayan C. anlaticiya yıllar önce bir kumarhanede karşılaştığı biri ile yaşadıklarını anlatma ihtiyacı duyar. Bu itirafta insan, kumar, sevgi, kadin üzerine kafa yoracaginiz konularla karşılaşıyorsunuz.  Zweig bu kitabinda da  kadınları ve ruh hallerini bir kez daha çok etkileyici bir dille anlatıyor.  Zweig in kitaplarında kadınlar kendilerini cinsellige hapsetmis ya da erkekler tarafından cinsellige hapsedilmiş bir sekilde karşımıza çıkar. Bu öyküde de kadınlar tutkuları ve asklarindan dolayı zaaflarının etkisinde kalmaktadır. Bu zaaflar onlarin farklı birer birey olmak için kendi alışkanlıklarının dışında hareket etmesine neden olur. Bunu Bayan C. nin anlattıklarından rahatlıkla anlayabiliyoruz. Zweig inkitaplarindaki kadın imgesini daha iyi anlamak için Ardahan Üniversitesinden Dr. Ogrt. Üyesi Cihan Tuncer in bu konu ile ilgili makalesini okuyabilirsiniz. Makalede çok güzel detaylar mevcut.
Bir Kadının Yirmi Dört SaatiStefan Zweig · Tutku Yayınevi · 2016151bin okunma