İlk roman ve hikaye yazarlarımızdan olan Ahmet Mithat Efendi bu iki tür arasında pek Ayrılık gözetmez.
Ahmet Mithat Tuna ve zebra gazetelerindeki makalelerden sonra hikayeler yazarak edebiyat alanına geçmiştir bir kısım telif ve tercüme ve çok küçük kıssalardan ibaret olan ilk hikayelerini daha Bağdat'ta iken 1871'de kıssadan hisse genel başlığı altında yayımlanmıştır daha sonra 1894'e kadar yazdığı 28 hikayeyi letafi- rivayet adı ile parça parça çıkartmıştır. Edebiyatımızda ilk olan bu hikayeler konu biçim Amaç ve üslup yönleri ile bildiğimiz meddah hikayeleri tarzını sürdürmektedir hikayeler halk ağzı ibretli ve bazen güldürücü tarzda okuyucularla Senli Benli konuşa konuşa yürütülmektedir Örneğin, "Mihriban hanımı hiç hatırınıza getirdiğiniz var mı Ne dersiniz yahu Mihriban Hanım kadın bir karı çıktı be!.."
Ahmet Mithat efendiye göre roman,
Okumak bilenleri Roman kadar eğlendiren ve Roman kadar istifadeli olan hiçbir şey bulunamaz. Şu halde Gelişmekte olan bir halkın her şeyden fazla Romanların ıslahına Himmet eylemesi lazım gelir. Roman yalnız garip ve Latif bir vakanın hikayesinden ibaret değildir o vaka elbette fenlerden birisine, sanatlardan bir kısmına, felsefenin bazı kaidelerine, coğrafyanın bir faslını teşkil eden, bir memlekette tarihin Fıkrasına, ilgili olur ki onlara dair verilen izahat okuyucuların malumat ve vukuf dairesini genişletir.
Ahmet Mithat Efendi romanlarında neler yapmak istediğini şöyle anlatır.
" Fikren seyahat yaptırmak; İstanbul'da köşelerde bucaklarda dolaştırmak; Alaturka alemlerde gezdirmek; alafranga alemlerde eğlendirmek; beşeriyetin hiçbir yerde hiçbir zaman yakasını kurtaramadığı felaketleri gösterip gönüllere yufkalık vermek yine beşeriyetin hiçbir yerde kendisini kurtaramadığı türlü türlü gariplikleri gösterip kahkahalarla