BEN değeri tiryakiliğinde insanlar, ya iyi,
ya kötü; ya harika, ya berbat; ya başarılı, ya başarısız; ya akıllı, ya aptal; ya güzel, ya çirkin; ya sevilen, ya da sevilmeyen olarak sınıflanır. O tiryakisi olunan BEN değeri, bu ikilemler arasında gidip gelir. Herhangi bir konuda gösterilen başarının kişiyi başarılı, başarısızlığın ise öbür kutupta başarısız yapacağına inanılır. Aynı değerlendirme tarzı ilişkilerde yürütüldüğü zaman, yüksek oranda bir değişkenlik gözlenir. Ahmet bir davranışıyla bir gün 'melek' , bir başka gün 'canavar' olup defterden siliniverir. Zamanla çevre, bu acımasız değerlendirme tarzından tedirgin olup yavaş yavaş kişiden uzaklaşabilir de. İşte çoğu kişi, BEN değeri tiryakiliğinin gerisinde yatan bu mantığın acımasızlığının bilincinde, kendilerine yöneltilebilecek olumsuz etiketlerden uzak durabilmenin sancısıyla (kaygısıyla) yaşar.