fetih ilikhan

fetih ilikhan
@fetihilikhan
“ Hayat oyunu, iyi bir ele sahip olmak değil; kötü bir eli iyi oynamaktır. ”
psikolojik danışmanlık ve rehberlik
malatya
25 Eylül 1990
163 okur puanı
Ağustos 2021 tarihinde katıldı
Uzun dönemli, etkin ve anlamlı psikolojik değişim için iki unsur çok önemlidir. Birincisi, olaylara ilişkin olarak geliştirilen gerçekçi olmayan yanılgılı inanç ve düşünceleri değiştirmektir. İkincisi ise, kazanılmış olumsuz davranış eğilimlerinin üstesinden gelmektir.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Değişen ve değişmeyen insanları ayırt eden unsur, sorunlardaki farklı­lıktan değil, değişime ilişkin inançlardan kaynaklanır. Kişi değişmiyorsa, değişimin ya zor olduğuna ya da mümkün olmadığına inandığı için değişmeyecektir.
Çevre gibi, birey de olaylara tanıklık eder. Olayları, bir kendi gözüyle görür düşünür, bir de çevrenin gözüyle. Birey kendi için neyin anlamlı olduğunu düşünür; bir de çevrenin onun için neyin anlamlı olduğunu düşündüğünü düşünür. Amaçları, çevrenin onun için saptadığı amaçlardan önemli ölçüde ayrılıyorsa, çevrenin gözünde değeri düşebilir düşüncesiyle kaygılanır. Bu kaygıdan uzak durabilmek için de çevrenin onun için uygun gördüğü amaçları ve istekleri yeğleyerek, kendini çevrenin gözüyle tanımlamaya gider. İşte, kaygıların giderilmesi için ürettilen bu BEN, ipoteği çevrede olan BEN'dir.
Felaket tellallığı, tiryakisi olunan BEN değerini özellikle hatalardan uzak tutarak koruma ısrarının bir ürünü­dür. Zira, hatanın, kişiyi başkalarının gözünde kötü bir yere götürme, ya da bir zayıflık işareti olma, ya da aptal yapma gibi felaketlere götüreceğine çok güçlü bir şekilde inanılır.
BEN değeri tiryakiliğinde insanlar, ya iyi, ya kötü; ya harika, ya berbat; ya başarılı, ya başarısız; ya akıllı, ya aptal; ya güzel, ya çirkin; ya sevilen, ya da sevilmeyen olarak sınıflanır. O tiryakisi olunan BEN değeri, bu ikilemler arasında gidip gelir. Herhangi bir konuda gösterilen başarının kişiyi başarılı, başarısızlığın ise öbür kutupta başarısız yapacağına inanılır. Aynı değerlendirme tarzı ilişkilerde yürütüldüğü zaman, yüksek oranda bir değişkenlik gözlenir. Ahmet bir davranışıyla bir gün 'melek' , bir başka gün 'canavar' olup defterden siliniverir. Zamanla çevre, bu acımasız değerlendirme tarzından tedirgin olup yavaş yavaş kişiden uzaklaşabilir de. İşte çoğu kişi, BEN de­ğeri tiryakiliğinin gerisinde yatan bu mantığın acımasızlı­ğının bilincinde, kendilerine yöneltilebilecek olumsuz etiketlerden uzak durabilmenin sancısıyla (kaygısıyla) yaşar.