İsmi gibi muhteşem bir kitap daha... Afganistan’ın tekrar gündemde olduğu bir dönemde paylaşmak istedim. Başlayan savaşlar ve iç karışıklılarla birlikte bir ülkenin çöküşü. Afganistan’da bozulan düzenden sonra iki kadının hayat mücadelesi. Meryem ve Leyla üzerinden yaşanan savaşların kadınlar üzerinde yarattığı baskı, şiddet ve tüm olumsuz etkileri, savaşta insanların ailelerini kaybetmeleri, kendileri hayatta kalsalar dahi hayal ettikleri yaşamları nasıl kaybettikleri gözler önüne seriliyor. Yaşanamayan çocukluklar ve gençlikler, yarım kalan aşklar ve yitip giden hayatlar. Bu süreçte aynı adamla evlenmek zorunda kalan, ilk başlarda birbirlerinden pek haz etmeyen Meryem ve Leyla. Ancak, yaşananlara birlikte göğüs geren bu iki kadın arasında kurulan büyük bir dostluk. Leyla ile aralarında güçlenen bağ sonrası Meryem’in fedakarlığı.
Khaled HOSSEINI nin her ne kadar Uçurtma Avcısı kitabı daha çok ön plana çıksa da en az onun kadar etkileyici ve güzel bir kitap.
“Yakında bir başka kentte, bir başka gökyüzünün altında uyuyacağımı düşünmek öyle garip geliyor ki.”
"Sırrını rüzgara fısıldarsan, ağaçlara söylediği için suçlayamazsın."
"Bazen, bana dünyada sahip olduğum tek şey senmişsin gibi geliyor."
"Zaman yangınların en acımasızıdır."
Eğer hala okumadıysanız biran önce başlamanızı tavsiye ederim. Eminim sizde elinizden bırakamayacaksınız. İyi okumalar.