Ah, nereye gitti benim bütün iyiliğim, bütün utancım ve iyilere duyduğum bütün inancım! Ah, nerede bir zamanlar sahip olduğum yalancı masumluk, iyilerin ve onların soylu yalanlarının masumluğu nerede şimdi!
Her yüzeyde oturmuşum ben şimdiye dek, yorgun tozlar gibi aynalarda ve pencere camlarında uyuyup kalmışım: Her şey benden alıyor, bana bir şey veren yok; gittikçe inceliyorum, -nerdeyse bir gölgeye döndüm.
Ne? Yolda mı olmam gerek hep? Esen her rüzgarla savrularak, durup bir yere konmadan, sürüklenerek ordan oraya? Ey dünya yuvarlağı, bana sen pek yuvarlak gelmeye başladın!