Yüreğimizin en ferah yerinde, belki derinde ya da belki en savunmasız cephesinde, bir acı hissederiz nihayet. Bu göksüz acı bocalatır sonunda, yalnızlığın doruğunda kötülük fokurdar ama yine de yediremeyiz kendimize iyi olmadığımızı. Nezaketin zerre değer görmediği bu çağda kime ne anlatsak ki? Elimizde kalanın zamansızlık ve ölüm olduğuna daha bir kuvvetle inanıyorum artık. Asla uyanılamayacak bir rüyanın en önemsiz figüranı olmak ya tek gerçeklikse. Bunu kabul edince de ölümü içselleştiremiyorum.