"Jane... Yüzünde güller açmış bu sabah. Güler yüzlü, güzelsin, gerçekten güzel. Nerede benim o solgun benizli küçük ecinnnim? Nerede benim arpacı kumrum? Bu yanağı gamzeli, gül dudaklı, güneş yüzlü küçük kız, ipek gibi kumral saçları, ışıklı yeşil ela gözleriyle bu kız, o mu?"
"Üşüyorsun; çünkü yalnızsın, içinde gömülü duran ateşi hiçbir insanın yakınlığı alevlendirmiyor. Hastasın; çünkü duyguların en güzeli, insanoğluna bağışlanan en tatlı, en yüce duygu senden uzak duruyor. Aptalsın; çünkü onca acı çekerken gene de mutluluğu yanına çağırmaktan kaçınıyorsun; onun seni beklediği yere doğru bir adım atmaya bile yanaşmıyorsun."
Yeryüzünde Jane Eyre'den daha büyük bir sersem yaşamamış, kendini tatlı yalanlarla kandırıp şerbetmiş gibi ağu tutan bu derece şahane bir budala görülmemiştir!
"Yeryüzünde senden başka hiçbir canlıya karşı böyle borç altında olmaya dayanamazdım. Sen başka. Sana karşı borçlu olmak bir yük gibi gelmiyor bana, Jane."