Feyza

Feyza
@feyzaGncr
İstanbul
17 Şubat
215 okur puanı
Haziran 2019 tarihinde katıldı
Hastanın yanına uzanmakta, onun yatay dünyasına dahil olmakta doğal, içten gelen bir dayanışma var. Sağlıklı kişinin daima yukarıdan bakan (üstten bakan her bakış az çok otoriterdir) dik duruşunu terk etmek, yatanla eşitlenmek, ondan artık esirgenen dikeyliği paylaşmak. Ve artık ölümün ağır nefesini alabildiğin o yerde onunla birlikte olmak...
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İnsan hayatın bu son günlerinde en bilgece sözlerin söylendiğini, vasiyetlerin bırakıldığını, her şeyin özünden söz edildiğini düşünür... Ama acı her şeyi süpürüp götürüyor. Bezler, uyuşturucu bantlar, yatıştırıcı haplar, üzerine kan sızmış çarşaflar arasında dünya hakkında bilgelik ve zarafetle düşünmek mümkün değil. Bazen düşünüyorum da acı, en somut fiziksel acı, dünyadan ayrılmamızı kolaylaştırmak için gönderilmiş olmalı. O korku dolu saatlerde en korkunç olayı düşünmemek için. ... Ve insan kendine şöyle der -böyle acı çekmektense iyisi mi şimdi, hemencecik öleyim. Acının fiziği, insanı ezici boşluktan ve yüz yüze geldiği ölümün o metafizik hiçliğinden kurtarır.
Bir ölümü anlatmak, onu yaşamaktan daha kolay değil.
Pandemide babamın ona kitap okumamı istediği zamanı hatırlattı...
Kitapla birlikte yanına uzandım ve ona okumaya başladım. Daha önce ona hiç kitap okumamıştım. Bir zamanlar beni daima güldüren hikâyeyi okuyordum, oysa şimdi bana öyle hüzünlü geliyordu ki, belki de bir başka, daha mutlu bir zamanda okumanın hatırasını uyandırdığı için. Aslında hikâyenin kendisinin pek bir önemi yoktu. Babamın yanında uzanıp ona kitap okuyordum ve bu yeterliydi.
Acı, içimi yakan acı, ah ciğerimi dağlayan acı... Bir Bulgar şairin, Aleksandır Gerov'un yazdığı en kısa şiir. İşte acının tüm aşamaları -ilk hissedildiği andan, tahammül derecesini aştığı âna, ona yalvarma, onu yatıştırma, ondan merhamet dileme girişimine kadar...