hu

hu
@ffaust
Evrenden bıktığımı size itiraf edeyim. Tanrı da benim kadar bıktı; nasıl üstümüze kaldığını bilmediğimiz bu aşkın sorumluluklardan bizi kurtaracak bir uykuya seve seve yatardık.
86 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
“Bazen öyle oluyor. İnsan kabuklu böcek gibi bir şey. Baktı dışarısıyla baş edemiyor, kaçıveriyor içeri. Bu, kimsenin kabahati değil.”
Reklam
“Bazen hayatta hiç beklemediğin bir anda karşına bir şey çıkar ve parmağını uzatıp bir şey gösterir sana.”
“İnsan türü ancak kendini mahvedene hayran olur.”
Fincanları komidinin üzerine bıraktı. Yanına uzandı. Uykulu bir nefesti şimdi kulağında. Heykeli dikilmeli bu kokunun dedin içinden. Michelangelo’nun David’i. Mermer bloğun içinde saklı kusursuzluğu bulup çıkarmalı. Resmi yapılmalı ya da. Van Gogh’un Yıldızlı Gece’si. Gözlerini kapatıp sadece hayal ederek çizilmeli. Uğruna bir tapınak inşa etmeli asıl. Gaudi’nin Sagrada Familia’sı. Tamamlanmayan şeyleri seviyordun. “Gidecek” diye düşündün, adın gibi emindin buna. Kalmak için gelmemişti. Kalmak için yaratılmamıştı. Bazı insanlara “Kal” demekle “Öl” demek aynı şeydi sanki. Sadece o geceyi hiç unutmasın istedin.
Gün doğana dek yanıp durmuş bir savaş gemisinin, sabahın ilk ışıklarını karşılayan kapkara gövdesi gibi, hâlâ tütüyordu yatak. Sen, kıyıda yan yatmış bir yelkenli, beyaz, her şeyi uzaktan seyrediyordun. Batacak mısın, kestiremiyordun. Ona kalbini kırması için gereken tüm izinleri verdiğini düşündün. O şahaneliğe çamurlu ayaklarıyla girip ortalığı savaş alanına çevirmesine. Atını bağladığın tüm ağaçları kökünden sökmesine. Ama bunu sadece onun elinden kedere bile razı olduğun için yapıyordun. Çünkü insanın bazen narin boynunu uzatıp birinin keskin kılıcının önüne, ölüme bile karşı gelemediğini iyi biliyordun.
Reklam