Evrenden bıktığımı size itiraf edeyim. Tanrı da benim kadar bıktı; nasıl üstümüze kaldığını bilmediğimiz bu aşkın sorumluluklardan bizi kurtaracak bir uykuya seve seve yatardık.
hayır, ben dünyaya bir kez geldim ve bir daha da gelmeyeceğim: ‘genel mutluluk’ falan bekleyemem… ben kendim için, yaşamak istiyorum, yoksa hiç yaşamayayım daha iyi…
Canımın içi, "Ne tuhaf hep aynı şeyleri düşünüyoruz," diyorsun. Bunun, tuhaf değil, çok tabii olduğunu anlamıyor musun? Bende senden, sende benden o kadar çok şey var ki eğer aynı şeyleri düşünmeseydik tuhaf olurdu.
Şarapla afyonun o çılgın zevklerinin ozanıyım ben, tek susadığım şey yeryüzünde hiç bilinmeyen bir içki, göksel eczacının bile bana vermeyeceği bir içki —öyle bir içki ki ne yaşam bulunsun içinde ne ölüm, ne istek ne de yokluk. Hiçbir şey bilmemek, hiçbir şey öğrenmemek, hiçbir şey istememek, hiçbir şey duymamak, yalnız uyumak, uyumak hep, bugün tek dileğim bu. Utanılacak, rezil bir dilek, ama yürekten.