Hikayenin hem başı hem sonu bu üç harfin içinde gizliydi. Özlem, sönmüş hevesler, bıkkınlık ve elem dolu, tek kelimelik, belki de dünyanın en kısa hikayesiydi. Yok.
Zaman geçince bazı yaşanmışlıkların unutulduğunu sanıyoruz, öyle olmuyor; vücudumuzda saklanan belalı, sinsi bir virüs gibi zayıf anlarımızı kolluyorlar, fırsatını bulunca her şeyin acısını çıkarmak istercesine merhametsizce saldırıyorlar. Hiçbir şeyin geçtiği yok..
Hayatın içinde insanı aldatacak çok sahtelik var, asıl gerçek kalbimizde bir yerlerde. Korunarak kalmış, hiç bozulmamış, insanın ilk yaratıldığı günlerdeki kadar saf, temiz.