Henüz tam olarak uyanmadan bile yok etme güdüleri uyanık olan bu vahşi ırkın mensupları, ince ve tüylü ayaklarımızın gıdıklayıcı temasını dudaklarında hisseder hissetmez o kocaman elleriyle havada geniş bir daire çizerek ilk hamleyi yapar ve güya bu sayede bizden kurtulacaklarını zannederlerdi. Oysa, işte tam o anda dudaktan havalanan sinek, üç saniye sonra iniş yapacağı (pütürlü, kıllı, sivilceli ya da kaymak gibi) yanağa keyifle gözlerini dikmiş ve hayattan zevk almaya başlamıştır! Doğrusunu söylemek gerekirse bu iş için en ideal olanı, gece yatmadan tıraş olmuş bir erkeğin geniş ve dolgun yanağıdır! İnsanların bile ‘sinekkaydı’ tabir ettikleri böyle bir surata iniş yapan ırkdaşlarımın, şehvete yakın bir haz duyduklarını itiraf etmek zorundayım.
Günün gayet eğlenceli bu ilk operasyonuna bazı züppe ve genç sinekler ‘uyandırma servisi’ adını vermişlerdi. Sadece bu ismi bulanlar değil, doğrusu hepimiz, burunlarına ve dudaklarına konmak suretiyle insanları uyandırmaktan sonsuz bir zevk alıyorduk.