"Hiç kimse bir şeyler yapmaya zorlanmayı sevmez. Gerçek şu ki sevgi her zaman özgürce verilmelidir. Birbirimizden bir şeyler rica edebiliriz ama asla bir şey talep edilmemelidir. Ricalar sevgiyi yönlendirir ama talepler, sevgi akışını keser."
"Aşık olmak" diye tanımladığımız deneyim, sevgi ihtiyacını belli ölçüde karşılar ama ne yazık ki sadece "geçici bir önlemdir." Uzun sürmez ve sınırlı bir etkiye sahiptir." Aşık olma'nın getirdiği coşkular geride kalıp biz bulutların üzerinden indikten sonra, sevgiye duyduğumuz asıl ihtiyaç ortaya çıkar, çünkü bu varlığımızın temelinde olan bir ihtiyaçtır. Sevgiye, aşık olmadan önce de ihtiyacımız vardır ve yaşadığımız sürece de bu ihtiyacımız devam edecektir.
"Ben zannediyordum ki ömürlerimizin teknesini istediğimiz sahile götürmek için yalnız onun dümenini ele almak kâfidir... Şimdi anlıyorum ki değilmiş... Yollar görünmez kayalarla doluymuş... Onlara çarpmamak lazımmış... Daha fenası gizli cereyanlar varmış ki insan onlara kapıldığı zaman yolun değiştiğini, gittikçe uzaklaştığını fark edemezmiş... Tâ kendisini başka sahillere düşmüş görünceye kadar..."