Fatmagül Mutlu

“Yaşam sadece zayıf varlıklar için beklenmedik olaylardan oluşur. Saptanmış net bir hedefi olmayan veya böyle bir hedefi olsa bile bakışlarını sürekli ona dikemeyen, sürekli dağılan kişi açısından hayat tutarsızlaşır. Sık sık durup rotasını gözden geçiren ve gerekli düzeltmeleri yapan için ise, tam tersine, hiçbir şey öngörülmedik değildir: Ama bunun için kim olduğumuzun, alışılmış kusurlarımızın, genellikle zaman kaybetmemize yol açan nedenlerin net bir biçimde bilincine varmamız ve bunun sonucunda bir tavır çizgisi belirlememiz gerekir: Bir anlamda kendimizi hiç gözden kaçırmamalıyız.”
Reklam
“Başkalarının kalbini çok kırmadan kendimizi korumak için sahip olduğumuz tek silah çoğunlukla yalandır. Affedilmez olan iğrenç yalan birisine zarar veren yalandır. Ama zarar verme niyetiyle bir hakikatin dile getirilmesi de en az yalan kadar suçludur. Suçu işleyen kötü niyettir.”
“Channing’in belirttiği gibi, biz nasıl Afrika’nın ortasındaki ülkelerden habersizsek, insanların çoğu da kendilerinden aynı derecede bihaberdir. Hiçbir zaman irade olarak bakışlarını dış dünyadan kendi içlerine çevirmemişlerdir; veya daha doğrusu, bilinçlerini olduğu gibi dış dünyadaki olgulara açtıklarından, bu dış kaynaklı selin altında kendi benliklerinin sağlam ve kalıcı zemininde sondaj yapma cesaretini asla gösterememişlerdir. Bunun sonucu olarak, hayatın içinde dış olaylar tarafından sürüklenerek ilerlerler; özgünlükleri, kendilerine hakimiyetleri güz yelleri önünde savrulup duran yapraklarınkinden fazla değildir.”
“Her türlü eğilim, kuvvetin korunumu yasası gereğince, dışa vurulmayı şart koştuğu için, dış tezahürü bu şekilde bastırılan eğilimler içeriye atılır ve gidip beyni tutuşturmak, beyinde fikirlerin düzensiz bir şekilde dörtnala kalkmasına yol açmak zorunda kalırlar; bu fikirler de kendileriyle ilişkili duyguları uyandırırlar. Pascal bu nedenle ‘akıl ne kadar fazlaysa tutkular da o kadar büyük olur,’ demiştir.”
“Demek ki duyguların etkisiyle, fikir ile hareketlerin birbirine eklemlenmesi sürer ve diğer yandan, fikir sıklıkla elverişli duygularla ortaklaştırıldığı için, fikri öne çıkarıcı bu duyguların halihazırda yokluğunda bile, ortaklaştırma yasalarından yararlanan fikir onları uyandırabilir; gerçi bu durumda söz konusu duygular zayıftır ama yine de eyleme geçilmesine yol açacak yeterliliktedir.”
Reklam