Bir kuş süzülür maviliklerden
Konmak ister kendi topraklarına
Konamaz
Arar gözyaşlarını pınarlardan
Kurumuştur ülkesinin pınarları
Bulamaz
Bir ökse takılır ayaklarına
Bir hain tuzak
Yürekler acıdır artık
Menziller uzak
Ve Cibran güvercini
Düşman katesinde bir tutsak
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Tam da toprağa düşerken cemreler
Dağlarda karlar erirken
Ve iğde kokuları sustururken silahları
Bir güvercin havalanır Cibran ilinden
Konar Bingöl'de bir göl kıyısına
Kanatlarında güneş dillenir
Gözlerinde dört bin yıllık ateş
Açar ellerinde azadi çiçekleri
Gelir divana durur bütün dağlar
Dağlar dağlara yaslanır
Gürleyip akar sular
isyan baskılarla beslenir
Aynı sesle yankılanır yer ve gök
Duyun ey lortlar ve paşalar
Gün olur kırılır çarklar
Lozan yalanlarına kalamaz haklar
Ey Avrupa'nın dağ duruşlu çukurları
Dört ayrı parçaya böldünüz bir gelini
Kendisine hiç mi hiç sormadan
Aşkın beyazlığını bile mutluluğa yarmadan
Paramparça bıraktınız tüllerini
Geleceğini kan revan
Ağlıyor hala dört ayrı ülkenin dağlarında
Saçları nehir ki yalnızca kan akan
Utan ey dünya
Beyazlara karşı kapkara utan
Neydi o verilen sözlerin ardında yatan
Sınırlar çizildi danışıklı yalanlar üzre
Dağlar parçalandı bir bir
Ovalar ve nehirler paylaşıldı
Mem bir yanda kaldı-Zin bir yanda
Uzayıp giden tel örgüler
Ve mayınlar girdi aşkların arasına
Kirve bir yanda kaldı-hısım bir yanda
Toprak bir yanda kaldı-yağmur bir yanda
Boşa çıkan umutlar
Ve ihanetler girdi dostlukların arasına