“Bizim adamımız, bizim cemaatimiz, bizim partimiz, bizim hizbimiz; o zaman hiçbir şey görmeyelim, üstünü örtelim!” denildiği an, atılan adım ırkçılık olmaktadır.
Osmanlı torunu olmakla övünüyoruz ya! Sonrasına bakmıyoruz. Osmanlı’nın torunu olarak hilafete ihanet ettik, hilafeti elden düşürdük. Osmanlı torunu olarak yaptıklarımız ortada! Şimdi atalarla övünmenin bana bir faydası yok. Bahsedeceksek bugünden bahsedelim.
Kulluk kalitesinin yükseltilmesinin en önemli vesilesi akıbet endişesidir. Akıbet endişesi ödümüzü koparmalı! Yaptıklarımızın, yapmadıklarımızın, yapmamız gerekirken ihmal ettiklerimizin hesabını vereceğiz. Akıbet korkusu yüreğimize oturmalı ve her an bizi meşgul etmeli ki hayatlarımızda ahiret endeksli bir hayat ortaya çıksın.
Bugün Müslümanlar olarak kanayan bunca coğrafyamız ile alakalı onlarca meselemiz varken rahat yatabiliyorsak vallahi ve billahi bir kez daha imanımızı kontrol etmek zorundayız. Kudüs işgal altındayken bunu yüreğimizde derin bir acı haline getirmemişsek, nerede olursa olsun bunu bir dert olarak konuşmuyorsak bir bedenin parçaları gibi olma durumunu anlamamışız demektir.