Huzur
Huzursuzluğun Kitabı
Tatar Çölü
Suyu Arayan Adam
Godotyu Beklerken
Yabancı
Tutunamayanlar
Erbain
Leyla ile Mecnun
Gibi
open.spotify.com/track/7BPshDxKS...
Evden çıktığım zaman, artık eskisi gibi Sabiha'yı sadece sevmiyordum. Ona acıyordum da! Süleyman Bey,bu düzensiz ve biçare hayatıyla kızının içinde her gün yeni bir şey yıkıyordu.
Onu görmeyi ve dertlerine ortak olmağı ne kadar istiyordum.
Senegalli nefer, Cezayirli çavuş, siyah sakalı çenesinin altında bağlanmış Hintli gönüllü, İskoçyalı, Kanadalı fedai, Avustralyalı zabit, siyah pelerinli Karabineri, Ermeni tercüman, Rum papazından bozma halk hatibi arasında, işte İstanbul'un böyle karışık, derbeder bir hayatı vardı.
İstanbul esirdi ve hepimizi taşıyan bu içtimai gemi alevler içindeydi. Şehrin manzarası çok değişmişti. Dünyanın her milletinden işgal askerleri, Karadeniz'den gelen gemilerin şehre her gün döktüğü Beyaz Ruslar, her cinsten kavim kıyafeti, eski payitahtı bir nevi kadim İskenderiye'ye, ırkların ve medeniyetlerin birbirine karıştığı ve kaynaştığı devirlerin o büyük yol uğrağı şehirlerine benzetmişti.