F.

F.
@fildisikulee
Huzur Huzursuzluğun Kitabı Tatar Çölü Suyu Arayan Adam Godotyu Beklerken Yabancı Tutunamayanlar Erbain Leyla ile Mecnun Gibi open.spotify.com/track/7BPshDxKS...
Evden çıktığım zaman, artık eskisi gibi Sabiha'yı sadece sevmiyordum. Ona acıyordum da! Süleyman Bey,bu düzensiz ve biçare hayatıyla kızının içinde her gün yeni bir şey yıkıyordu. Onu görmeyi ve dertlerine ortak olmağı ne kadar istiyordum.
Sayfa 267·Kitabı okudu
Reklam
Kar hariç
Sadece tiksiniyordum. İnsandan tiksiniyordum, tabiattan tiksiniyordum, eşyadan tiksiniyordum. Dışarıda lapa lapa yağmaya başlayan kardan tiksiniyordum. Varlığın türlü yüzlerinden tiksiniyordum.
Senegalli nefer, Cezayirli çavuş, siyah sakalı çenesinin altında bağlanmış Hintli gönüllü, İskoçyalı, Kanadalı fedai, Avustralyalı zabit, siyah pelerinli Karabineri, Ermeni tercüman, Rum papazından bozma halk hatibi arasında, işte İstanbul'un böyle karışık, derbeder bir hayatı vardı.
Burada hayat bir bakıma göre ancak müsaade edildiği nispette bizimdi.
İstanbul esirdi ve hepimizi taşıyan bu içtimai gemi alevler içindeydi. Şehrin manzarası çok değişmişti. Dünyanın her milletinden işgal askerleri, Karadeniz'den gelen gemilerin şehre her gün döktüğü Beyaz Ruslar, her cinsten kavim kıyafeti, eski payitahtı bir nevi kadim İskenderiye'ye, ırkların ve medeniyetlerin birbirine karıştığı ve kaynaştığı devirlerin o büyük yol uğrağı şehirlerine benzetmişti.