Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"O, ona güvenen hiçbir kulunun güvenini boşa çıkarmaz. Eğer istediğini vermiyorsa, bekle, belki de sana daha iyisini vereceği için o kapıyı açmamıştır. Birini senden aldı diye ona kızma, koskoca düzeni değiştiremez ama acısını verdiği her şeyin sabrını da verir. Kimseye taşıyabileceğinden fazla yük vermez, kime ne yaşatıyorsa, ona olan güvencindendir. Düşünsene, yeri ve göğü var eden yücelikteki yaratıcı sana güveniyor, sen bunun da altından kalkarsın diyor sana, inanıyor, başaracağını biliyor. Kim kime bu kadar güvenir ki, Asi? Yoktan var eden, var ettiğine güveniyor, o sana bu denli güveniyorken sen ona neden güvenmeyesin, küçücüğüm? Ona sığınmaktan da ona güvenmekten de inanmaktan da vazgeçme."
"Bu kez gideceksen beni de götürsene, Yaşar," diye fısıldadı Türkan, gözleri usul usul kapandı.
"Seni almadan hiçbir yere gitmem, Türkan."
Vapurlardan biri iskeleye yaklaşmaya başladı.
Göğsündeki saat durdu.
Ölmek için birbirlerini mi beklemişler?
Gerçekten bu kadar çok mu sevmişlerdi?
Aşkın vebali, gerçekten bu kadar ağır mıydı?
Vebal ödenmiş, Yaşar ve Türkan kavuşmuşlardı.
"Zamanın tellalı saatmiş," diye fısıldadı Yaşar amca içli bir nefesin hemen arkasından kelimeleri sesinin etrafına örterek. "Hiç çekinmezmiş insanın yüzüne geride bıraktıklarını, bir daha yaşayamayacaklarını, bir daha hissedemeyeceklerini vurmaktan."