"Beni bu hale getiren sizin elleriniz, o sizin dokunuşunuzdaki hoşluğa, kibarlığa, kadınlığa bakarak insanın içini ağlama isteği dolduran güzel kadın elleri değil mi? Fakat acaba böyle harap eden eller olduğu gibi şifa, hayat veren eller var mıydı? Acaba senin ellerin gibi yüce eller bu yaraları sarabilir mi?"
"Kendinden korktuğu, ruhunun karanlıklarından, iğrençliğinden korktuğu zamanlar: 'Ah, ne kirli bir bilinmezim!' diyerek kendindeki bu iki ruhu, bu bazen hep akıcı ve saf; fakat çoğunlukla böyle kanlara boyanmış, kirli duyguları düşünür, devamlı bir ses halinde içinden kendine: 'Canavar!' diye seslenen bir vicdan bulurdu. Etrafındaki günahları ve hayvanlıkları görmek onları kendinde bulmak kadar öldürücü değildi. Kendisi o kadar büyüklüğe, onura tutkun olduğu halde bu eşitlikten sıyrılamazsa başkaları ne olur acaba?