kendi kendine bile anlatmaya korktuğu hikayesini okuyucuyla yaşlı bir kadının ağzından paylaşan genç yazarın ilk kitabı.33 kitabını da okuyacağım. yalnızlıkla okuduğum en güzel kitap kendisi, hele şu sıralar ülkemin, dünyamın gündemi kendimize dönmek ve yalnız kalmamanın da eksi birin karekökü gibi, her şeyin çözümsüz olduğu bir dönemde, kendine ölüm ilanları bakan bir kadın olarak, genç de olsam ruhumun çekildiği bir zaman da mathea'ya arkadaşmışım gibi hissediyorum.
sade yazılmış, kalabalıkta terkedilmişliklerin istatistiği, psikolojik incelemesi. karakterlerden epsilon ve olasılık hesaplarıyla büyük sayılar kanunu'na da gönderme yapar.
belki bir dakika sonra öleceğim, cesedim güzel kokmalı dedirtti bana.
"pencereden dışarı, karşıdaki binada bir evin içine bakıyorum. orada bir sürü insanın kendi yaşamlarını sürdürdüklerini ve bizim evimizden içeri hiç bakmadıklarını düşünmek tuhaf. neye yarar ki komşular o zaman? evlerinde dolaşıyorlar, ölmeyecekmiş gibi yapıyorlar, ama ölecekler, bakkaldakiler de ölecek. yürüteçli ihtiyar belki de şimdiden ölmüştür bile. rahat uyu, acımız büyük."