Taş Kağıt Makas - Alice Feeney
Puan vermedi·312 syf.··
2026 3. kitabı
Bu kitabı bitirince içimden “Vay be, Alice Feeney yine yapmış yapacağını” demek geldi. Uzun zamandır böyle içten bir gerilim arıyordum ve tam da ihtiyacım olanı buldum. Adam ve Amelia’nın evliliklerini kurtarmak için çıktıkları o izole, karlı şapel tatili ilk bakışta klasik bir “ikinci şans” hikâyesi gibi duruyor. Ama Feeney’nin kalemi devreye girer girmez her şey tersine dönüyor. Yüz körlüğü gibi nadir ve zor bir detayı ustalıkla kullanarak karakterleri ve okuyucuyu sürekli yanıltıyor. Her bölümde bir önceki sayfada emin olduğunuz her şeyi sorguluyorsunuz. En sevdiğim yanı ise yazarın twistleri. Hiçbir şeyi zorlamadan, doğal akış içinde öyle katman katman açıyor ki, kitabın ortasına geldiğinizde “Acaba?” diye şüphelenmeye başlıyorsunuz ama sonlara kadar asıl darbeyi yiyorsunuz. Özellikle o mektuplar ve finaldeki sürprizler… Okurken hem heyecanlandım hem de “Nasıl fark etmedim?” diye hayıflandım. Feeney bu konuda gerçekten usta; sizi hem duygusal hem zihinsel olarak oyuna dahil ediyor. Kısaca, psikolojik gerilim sevenler için kaçırılmayacak bir kitap. Ne çok uzun ne de aceleye getirilmiş; tam kıvamında, akıcı ve unutulmaz. Bitirdikten sonra bir süre karakterleri düşünmeden edemedim. Kesinlikle tavsiye ediyorum! (5/5)
Duygu ve Düşünce
Taş Kâğıt MakasAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20238,5bin okunma
ELFHAME DÜNYASI
Puan vermedi·412 syf.··
2026 74. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 16:03
şu peri masallarını falan . hani o kanatlı, arkasından simler saçarak dolaşan tatlış periler var ya? işte Holly Black o perileri almış ve içlerine tam birer canavar yerleştirmiş. Elfhame dediğimiz yer, tamamen kibir, acımasızlık ve güç savaşı üzerine kurulu. buradaki periler (Hava Halkı), insanları o kadar aşağılık görüyor ki, sırf eğlenmek için zihinlerini bulandırıp ölene kadar dans ettirebiliyorlar. yalan söyleyememe meselesi: bu varlıkların biyolojik olarak yalan söyleme yetenekleri yok. bak burası çok önemli. insan ilk duyduğunda "ne güzel, herkes dürüst" diyor. adamlar yalan söylemeden seni öyle bir manipüle ediyor, kelimeleri öyle bir evirip çeviriyor kii, günün sonunda kendi rızanla uçurumdan atlamış buluyorsun kendini. tam bir psikolojik savaş yöntemi. Jude’un neden bir tehlike olduğu: işte Jude tam bu noktada devreye giriyor. Jude bir insan. yani perilerin gözünde zayıf, ezik, kırılgan ve ölümlü bir çöp. ama Jude’un onlarda olmayan bir gücü var: yalan söyleyebilmek. periler dünyasında bu o kadar büyük ve öngörülemez bir hile ki, Jude bu yeteneği sayesinde o koskoca saray entrikalarının arasında hayatta kalıyor,herkesi parmağında oynatıyor. OLAY ÖRGÜSÜ 1. Zalim Prens : ezilen kızın intikamı her şey Jude henüz çok küçükken başlıyor. öz annesiyle babası, gözlerinin önünde acımasızca katlediliyor. katil kim ? annesinin eski peri eşi olan general Madoc. Madoc nefret edilecek bir adam ama garip bir şekilde Jude ve ikiz kardeşi Taryn’i alıp Elfhame’e getiriyor, onlara kendi soyadını veriyor ve bir peri gibi büyüteceğine söz veriyor. saray okuluna başladıklarında Jude için cehennem hayatı başlıyor. kralın en küçük, en şımarık, sürekli sarhoş gezen oğlu Prens Cardan ve arkadaş grubu Jude’a kafayı takıyor. kızı nehre atmaya çalışıyorlar, zehirli peri meyveleri yedirip
İnceleme
Zalim PrensHolly Black · Dex Kitap · 20182,334 okunma
Reklam
Yüz Körlüğü
Puan vermedi·312 syf.··
2026 13. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 12:11
Alice Feeney’nin Taş Kağıt Makas romanını biraz rötarlı da olsa bitirdim. Genel olarak sürükleyici, merak unsurunu son sayfaya kadar canlı tutan ve ters köşeleriyle dikkat çeken bir kitaptı. Ancak hikâyenin merkezinde yer alan Adam karakterinin yüz körlüğü (prosopagnozi) konusu bana yeterince derin işlenmemiş gibi geldi. Roman boyunca Adam’ın yüzleri ayırt etmekte zorlandığı vurgulanıyor; fakat bu durumun sınırları tam olarak netleşmiyor. Adam insanları hiç mi tanıyamıyor, yüzleri gördüğü anda mı unutuyor, yoksa sadece yüzleri birbirinden ayırt edemiyor? Yüz körlüğü hikâyenin birçok düğüm noktasını açıklayan önemli bir unsur olmasına rağmen, hastalığın günlük yaşamdaki etkileri ve Adam’ın bunu nasıl deneyimlediği daha detaylı anlatılabilirdi. Bu nedenle kitabın başındaki anlatımla sonlara doğru ortaya çıkan açıklamalar arasında bir kopukluk hissettim. Başlangıçta yüz körlüğü daha merkezi ve belirleyici bir mesele gibi sunulurken, ilerleyen bölümlerde daha çok olay örgüsünü destekleyen bir araç hâline geliyor. Bu da bazı gelişmelerin okur açısından tam anlamıyla ikna edici olmasını zorlaştırıyor. Yine de Alice Feeney’nin gerilim yaratma becerisi, karakterler arasındaki güvensizlik atmosferi ve finaldeki sürprizleri kitabı okunmaya değer kılıyor. Benim için eksik kalan nokta, hikâyenin kilit taşlarından biri olan Adam’ın yüz körlüğünün daha derin ve tutarlı işlenmemiş olmasıydı. Belki de bu konuya biraz daha yer verilseydi, karakterin yaşadıklarıyla daha güçlü bir bağ kurmak mümkün olabilirdi.
Taş Kâğıt MakasAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20238,5bin okunma
İKİ AİLE ARASINDA... YAPAYALNIZ...
7/10
·192 syf.··
2026 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 01:09
Düşünsenize, on üç yaşındasınız. Bir sabah anne ve babanız sizi karşılarına alarak aslında biyolojik aileniz olmadıklarını söylüyorlar. Üstelik daha bu gerçeği sindiremeden, aynı gün içinde sizi gerçek ailenize götürüp bırakıyorlar. Peki insan böyle bir durumda ne hisseder? Kendisini hangi aileye ait kabul eder? Onu dünyaya getirenlere mi, yıllarca büyütenlere mi; yoksa artık hiçbirine mi? Geri Verilen Kız, tam olarak bu soruların peşinden giden psikolojik ve dramatik bir roman. Kitap, on üç yaşına kadar rahat ve korunaklı bir hayat süren bir kız çocuğunun, bir anda yoksul ve kalabalık biyolojik ailesinin yanına gönderilmesini anlatıyor. Bir ailenin el üstünde tutulan tek çocuğuyken; yemeğini, yatağını ve yaşam alanını birçok kişiyle paylaşmak zorunda kalan bir çocuğa dönüşüyor. Fakat onu asıl yaralayan şey yalnızca yoksulluk değil. Esas yıkım, iki ailesi olduğu hâlde kendisini hiçbirine ait hissedememesi. Onu büyüten ailesi, on üç yılın ardından neredeyse bir eşya gibi geri veriyor. Biyolojik ailesi ise onun gelişinden büyük bir mutluluk duymuyor. Kız çocuğu iki aile arasında kalırken sürekli aynı soruyla yüzleşiyor: “Ben gerçekten kime aidim?” Romanın en güçlü tarafı, büyük olaylardan çok karakterin iç dünyasına yoğunlaşması. Kahramanın kırgınlığını, yalnızlığını, çaresizliğini ve kendisine bir yer edinme çabasını yakından takip ediyoruz. Yoksulluk ve sınıf farkı da oldukça etkili bir biçimde işleniyor. Varlıklı bir evden küçücük ve kalabalık bir eve geçen çocuğun yaşadığı kültürel ve duygusal sarsıntı okuyucuya başarılı şekilde aktarılıyor. Kitabın dili akıcı ve kolay okunuyor. Ancak hikâyenin genel atmosferi oldukça hüzünlü. Bazı okurlar bu hüznü fazla yoğun bulabilir. Bana göre ise böyle bir hikâyede hüznün bulunması kaçınılmaz. Sonuçta karşımızda, hayatı
Alıntı
Geri Verilen KızDonatella Di Pietrantonio · Domingo Yayınevi · 20254,208 okunma
Bu Aşk Çok Büyük
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 52. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 22:55
Aslı Özgür’ün okuduğum ikinci kitabı Asi'l Aşk oldu. İlk kitabını okurken açılan pencerenin bu kez başka bir manzaraya baktığını hissettim. Aynı kalemin izleri duruyor ama sesinin farklı tonlarını da duymak mümkün. Kitap üç bölümden oluşuyor ve her bölüm okura başka bir kapı aralıyor. İlk bölüm olan Uzun Duygularım, Kısa Yolu Şiiridir kısmında en çok kendimden parçalar buldum. Bazı şiirleri yalnızca okumadım; hissettim, düşündüm, sorguladım. Bazen insan bir dizeye değil, kendi geçmişine denk geliyor. Bu bölüm bana tam olarak bunu yaşattı. Bazı duyguların yıllar geçse de eksilmediğini, bazı insanların gidişinin bile insanın içinde kalmaya devam ettiğini yeniden hatırlattı. İkinci bölüm olan Ruh Hali Günceleri ise benim için kitabın en dikkat çekici bölümlerinden biriydi. Burada yalnızca şiirler değil, aforizmalar da vardı. İkinci bölümde yer alan aforizmalar ise ayrı bir parantezi hak ediyor. Bazıları tek cümleydi ama etkisi uzun sürdü. Hatta bazı satırların karşısında durup düşündüm: İnsan gerçekten birkaç kelimeyle bu kadar çok şey anlatabilir mi? Bazen bir aforizma, uzun bir şiirin bıraktığı etkinin tamamını tek başına taşıyabiliyor. Üçüncü bölüm ise benim için farklı bir deneyimdi. Şiirden denemeye uzanan bu geçiş, kitabın duygusal yolculuğunu tamamlayan bir son gibiydi. Her bölümü acele etmeden, sindire sindire okumak istedim. Kitabın en sevdiğim ayrıntılarından biri ise her bölümün sonunda okura bırakılan o küçük davetti: “Sıra sizde.” Okuru yalnızca okuyucu olarak bırakmayan, onu düşünmeye ve kendi duygularıyla baş başa bırakan güzel bir dokunuştu. Kitabın son sayfasını kapattığımda yüzümde hafif bir tebessüm, içimde ise sıcacık bir his kaldı. Özellikle finaldeki bazı şiirler, okurun dünya görüşüne, hafızasına ve duygularına göre bambaşka karşılıklar
Asi'l AşkAslı Özgür · İkinci Adam Yayınları · 202078 okunma
Nasıl fark edemedim
8/10
·390 syf.··
2026 2. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 01:36
Normalde polisiye okurken katilin kim olduğunu tahmin etmeye çalışırım ve çoğu zaman da az çok tuttururum. Ama Beyoğlu Rapsodisi bu konuda beni gerçekten şaşırttı. Kitap boyunca kafamda farklı senaryolar kurdum, ipuçlarını takip ettim ama finaldeki ters köşe bütün tahminlerimi boşa çıkardı. Bunun yanında Beyoğlu'nun atmosferi ve karakterlerin derinliği hikâyeyi daha da etkileyici hale getiriyor. Hem merak duygusunu son ana kadar canlı tutan hem de bittiğinde "nasıl ya" dedirten başarılı bir polisiye roman.
Beyoğlu RapsodisiAhmet Ümit · Doğan Kitap · 200332,9bin okunma
Reklam
Reklam