Gördüğün bu kafataslarının sahibi aynı sizin gibi, ihtiras ve uzun kuruntular besleyen kimselerdi...
Şimdi etsiz kemiksiz kaldılar.
Sonunda cürüyüp toz haline gelecekler.
Burada gördüğün pislikler, onların yediği yemeklerdir.
Nerede kazandı ise kazandılar, sonra da midelerine indirdiler.
Şimdi ise herkes buradan uzaklasmaktadir.
Bu parçalanmış bezler onların süslü elbiseleriydi, simdi rüzgar onlari parça parça etmiştir.
Bu kemikler onların bindiği bineklerin kemiklerdir.
Işte dünyanın manzarası ve sonu budur. Şimdi dünyalik için ağlamak isteyen aglasın.