..bir hikayedeki kahraman gibi kendi kaderimi çizdiğimi, başımı alıp giderek bu resmi geride bırakma olasılığını da hesaba katardım ama bunların hepsi geçici hayallerdi, odamın duvarına hafifçe çizilmiş ya da yazılmış şeylermiş gibi ara sıra dalıp giderdim bu düşlere; solup gittiklerinde duvar yine boş kalırdı.
Artık şafak sökmüş, güneş yükseliyordu ki, dedi Peggotty, annen Mr.Copperfield’in kendisine ne kadar iyi ve düşünceli davrandığını annene karşı nasıl sabırlı olduğunu söyledi bana; annenin kendisinden şüphe ettiği bir gün Mr.Copperfield’ın ona, sevgi dolu bir yüreğin akıldan daha iyi ve güçlü olduğunu ve onun yanında mutlu bir adam olduğunu söylediğini anlattı.
Bu tür şeyler yüzünden sıkça para kaybederiz, dedi Mr.Omer. Ama moda da insanlar gibidir. Gelirler ama ne zaman, niçin, nasıl gittikleri bilinmez. Bana kalırsa, bu açıdan bakıldığında her şey hayat gibi.