Mesut olsak bile hayat, sadece yıpratan hayat, sadece yiyen, yıkan, öldürüp ezen hayat hüküm sürüyordu.
“Ah, fakat ölüm olmasaydı ne müthiş bir cehennem olurdu” diye kalbi sıkıldı.
...Güneş, Tarabya’nın üstünde, bir aynada görülüyormuş gibi kamaştıran ateş beyazıyla bir güneş değil, sınırsız şekilsiz cehennemi bir levha gibi ufku bekliyordu...