. Onlar, Müslüman olmadan önce son derece tuhaf ve cahili bir hayat içinde idiler. Ardindan Kur'ân in atölyesine ve okuluna girdiler; insanligin şu ana kadar kendileriyle gururlandigi başka insanlar olarak çiktilar.
Nasihat kalbi sarsan kırbaç gibidir. Onu aklın sesini dinlemeye hazırlar, böylece istek oluşur. Yüce Allah’ın belirlenmiş olduğu zamanda, nuru kalbe giren imana duyulan özlemi artırır.
Doğrusu bu tetkikler ziyadesiyle yapılıyor ve gösteriliyorlar ki’’… malumat, tecrübe,gayret,sebat ve ihtiyat gibi bir çok meziyet’’ten’’mahrum olduğumuz için kazanmadan yaşamak,çalışmadan
zenginleşmek istiyor ve doğal olarak devlet memurluğuna göz dikiyoruz. ‘’ Halbuki ‘’ büyük,küçük ,bütün devlet adamları -istisnalar hariç_ koltuk değneğiyle yürüyen ahlak düşkünlerinden toplanıyor. Ve ispat ediliyor ki “bilim,eğitim ve her türlü terakki bütün devletleri göklere çıkarmış,biz de o nispette en dibe düşmüşüz. ‘’ o kadar ki ümitsiz bir çığlıkla “Ne sanat kaldı ne bilim,ne ahlak kaldı ne para ah
vah etmekten kaçınmak pek mümkün olmuyor.