Teşekkürler Rune. Beni, her günün her saniyesi hissettirecek kadar sevdiğin için teşekkürler. Gülümsemelerin, sımsıkı tutan elin için teşekkürler.
Öpücüklerin için. Bin tanesi için. Her biri değerliydi. Her birine taptım.
Aynı sana taptığım gibi.
Gitmiş olsam bile, seni asla yalnız bırakmayacağımı bil Rune. Sonsuza dek elini tutacağım.
Kuma baktığında yanındaki ayak izleri olacağım.
Seni seviyorum Rune Kristiansen. Tüm yüreğimle.
Seni rüyalarında görmek için sabırsızım.
Baksana Rune.
Kumdaki ayak izlerine bak," diye fısıldadım.
Rune gözlerini benden alarak sahile baktı. Nefesi kesildi ve gözlerini bana çevirdi. Titreyen dudaklarla fısıldadı, "Beni taşıdın. En zor zamanlarımda, yürüyemezken... beni taşıdın."
"Her zaman," dedi buruk bir sesle. "Sonsuza dek, daima."
Ama ya bunu son kez yapıyorsak?" diye sordu.
Onunla tırabzanın arasına girerek elindeki sigarayı aldım ve göle fırlattım. Ayak parmaklarımın ucunda dikilerek iki yanağını ellerimin arasına aldım. "O zaman bu akşamı yaşadık," diye açıkladım. Sözlerimin üzerine Rune'un yüzü buruştu. "Bu bize bir anı oldu. Bu ânın tadını çıkarttık." Başımı yana eğdiğimde dudaklarımda özlem dolu bir gülümseme vardı. "Eskiden bir çocuk tanırdım, tüm kalbimle severdim bu çocuğu. O, tek bir an için yaşardı. Bana tek bir ânm dünyayı değiştirebileceğini söylemişti. Birisinin hayatmı değiştirebileceğini. O kısa anda, birinin hayatını ölçülemeyecek kadar iyi ya da kötü yapabileceğini."