Seda Yendekoğlu Aksoy

Seda Yendekoğlu Aksoy
@fitzgeraldsonya
Tarih Öğretmeni
PhD
Ankara
41 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
Kucaklaşmanın Kitabı
7/10
·272 syf.··
2024 1. kitabı
Latin Amerika'nın sesi, dünyanın vicdanı Eduardo Galeano, Kuçaklaşmanın Kitabın'nda günlük yaşamın içinde hüzünlü hikayelerin ve direnişçi hayallerin yeniden yeşermesine izin vermiş. Savaşın içinde yaşayan karakterler, kelimelerin etimolojisinde bile yalnızlık teması olan bir ülke Uruguay. Galeano'nun bütün hikayelerinde gösterişsiz sadeliği ama çarpıcı bir kıssadan hisse görürüz hep. Bu eserde, Latin Amerika'nın toplumsal hafızasını, içinde bulunduğu çıkmazın yansımalarını, hikayelerin baş karakterlerinde görürüz. "Gerçek Tımarhaneliktir" der Galeano. Çünkü bütün Latin halklarının yaşadığı da budur tam olarak. İlk hikayenin teması Dünya'dır. Bütün acıların ve mutlulukların birleştiği o zemin. Bir insanlar yığınıdır ve bir minik alevler denizidir. * Tanrı yoksa dünyayı kim yarattı? Babası bir sır verecekmiş gibi başını eğerek, "Dangalak "dermiş ona, "biz yarattık dünyayı, biz tuğla işleri".... Öyküler de tıpkı insan elleriyle şifa vermenin bir başka türüdür. Galeano, belki de bütün hikayelerini kendi halkına armağan etmiştir şifa olsun diye.
Latin Amerika Edebiyatı
Kucaklaşmanın KitabıEduardo Galeano · Can Yayınları · 1994777 okunma
Reklam
7/10
·272 syf.··
2024 1. kitabı
Eduardo Galeano
8.4/10 · 777 okunma
Uyuyan Adam
9/10
·112 syf.··
2022 3. kitabı
Perec’in biçimsel sınırlama ile kaleme aldığı uyuyan figürü bana çok tanıdık ama farklı bir ismi hatırlattı. Uygar toplumun baskıcı yapısını temelde insanın hikayesini ele alan Wilhem Reich’in Dinle Küçük Adam’ı. Reich’in küçük adamı ve iç çatışmasının başka bir toplumda karşılığı gibi Uyuyan Adam. Reich’in bireyin varlığını biçimlendirmek ve buna şablonlar bulmak istememesi gibi Perec’in Uyuyan Adam’ı. Şablon ve Nutuk yok. Unutulmuş, hareketsiz ve hapsolmuş bir küçük insan var. Dünya maskesini düşürsün diye bekleyen ve beklemek isteyenlerin hikayesi. Perec’in özellikle kendisini çevreleyen dünyayı daha önceki yazarların yolunda giderek betimlediğini tam olarak söyleyemem. “Bugün artık pençesine düşmüş olduğun şey hakkında yirmi beş yıldır hiç mi bir şey anlamadın? Kendi tarihinde hiç mi çatlaklık, zayıf nokta görmedin? Ölü zamanlar, boş geçitler…” Temel bir hakikatin ortaya çıkması gibi bir yaşam sorgusu nihayetinde. İsimsiz, kimliksiz, pembe leğende çoraplarını yıkayan adamın rüyası. Perec’in monologları hepimizin sesi. Okuyanın, okudukça başka kapılarda ve odalarda bulanların. Temel bir hakikati, örgüsü yok bu eserin. Hayatın biçilen, kesin yöntemi ile belirlenen çerçevesinin dışında bir dünya- bir oda-. Ağaç olmanın, belki de sadece dingin olmanın arayışı. Oportünist kırgınlıklarımızın ;dünyadan, topluluklardan ve kendi zamanından çalan şeffaf dürtüsü. Bilinçli bir politika ve mücadelesi. Hepimizin sonu, tehlikeli bir eylemi. Uyuyan Adam adına belirgin bir eleştiri yazmak, onu bu biçeminden ayırmak bana doğru gelmiyor. Ama Perec ve temsil ettiği türün herkes tarafından okunmasını temenni ediyorum.
Uyuyan AdamGeorges Perec · Metis Yayınları · 20205,1bin okunma