youtu.be/Kz7pEzI4R34
Aysel git başımdan ben sana göre değilim
Ölümüm birden olacak seziyorum.
Hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
Aysel git başımdan istemiyorum.
Benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün
Dağıtır gecelerim sarışınlığını
Uykularımı uyusan nasıl korkarsın,
hiçbir dakikamı yaşayamazsın.
Aysel git başımdan ben sana göre değilim.
Benim için kirletme aydınlığını,
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
Islığımı denesen hemen düşürürsün,
gözlerim hızlandırır tenhalığını
Yanlış şehirlere götürür trenlerim.
Ya ölmek ustalığını kazanırsın,
ya korku biriktirmek yetisini.
Acılarım iyice bol gelir sana,
sevincim bir türlü tutmaz sevincini.
Aysel git başımdan ben sana göre değilim.
Ümitsizliğimi olsun anlasana
hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim.
Sevindiğim anda sen üzülürsün.
Sonbahar uğultusu duymamışsın ki
içinden bir gemi kalkıp gitmemiş,
uzak yalnızlık limanlarına.
Aykırı bir yolcuyum dünya geniş,
youtu.be/iVRK1xl4gbA
Bir yanda gül renkli şarap, şirin sevgi
Öte yanda iki yüzlü dincilerin zilleti
Çoğu cehennemlikmiş dünyada aşıkların
Desene kimsenin göreceği yok cenneti
Bilmem kimim neyim, benden ne kalır yarına
Cennet mi düşer yoksa cehennem mi payıma
Sevgili, şarap, müzik yeter bana
Gerisi senin olsun, al cenneti çal başına
Ömer Hayyam
"Öyle bir ağlasam
Öyle bir ağlasam çocuklar
Size hiç gözyaşı kalmasa."
Öyle bir ağlasam ki çocuklar sizin ağlamak için hiçbir nedeniniz kalmasa. Bütün gözyaşlarını ben toplasam gözlerime, sizin gözlerinizde sadece telaşsız bir gülüş ve kocaman bir sevinç kalsa.
Siz üzülecekseniz çocuklar, matematik sınavından düşük not almanıza, uçurtmanızın daha fazla yükselmemesine üzülseniz.
Bütün kederleri ben toplasam çocuklar, size sadece katıksız bir mutluluk kalsa.
"Öyle bir aç kalsam
Öyle bir aç kalsam çocuklar
Size hiç açlık kalmasa.”
Öyle bir aç kalsam ki çocuklar siz açlık nedir hiç bilmeseniz. Yemekten usanacağınız kadar çikolatalarınız olsa mesela. Yoksunluk, yoksulluk ne siz bilmeseniz. Sokaklardan yiyecek toplamak, ayakkabı boyamak size kalmasa. Babanız size yiyecek getirmek için ölesiye çalışmak hatta ölmek zorunda kalmasa.
"Öyle bir ölsem
Öyle bir ölsem çocuklar
Size hiç ölüm kalmasa."
Öyle bir ölsem ki çocuklar, siz ne mayın altında kalsanız ne de plastik mermiyle vurulsanız. Gaz bombaları sizin yanınızda patlamasa, eğitim mermileri size rastlamasa.
Fatih Tekin olsam çocuklar, daha üç yaşında, parkta oynarken boğazıma kurşun gelse, ben vurulsam. Fatih şimdi yedi yaşında olsa okula gitse, yaşıtlarıyla top oynasa.
On yedi yaşındaki Mahsun Mızrak olsam, gözaltına alınıp kimliği belirsiz bir ceset olarak bulunsam. Mahsun şimdi 21 yaşında olsa tam da delikanlılığını en deli çağında. Sevdalansa, aşk ateşiyle kavrulsa, yansa ama sevdiğine doyasıya sarılmanın hayalini kursa.
Ceylan Önkol olsam koyunları otlatırken o havan mermisi bana gelse, ben öldürülsem. Ceylan okula gitse telaşlı şaşkın bakan gözlü fotoğrafından gayrı başka fotoğraflar çektirebilse. Okusa, mesela öğretmen olsa.
Uğur Kaymaz olsam 12 yaşında. Ayağımda lastik terlikle vurulsam. Terörist dese