Yollara düşen en huzursuz gezgin bile nihayetinde yine yurdunu özler, uzaklarda boşuna aradığı mutluluğu yuvasında, karısının göğsünde, çocuklarının yanında, hepsini korumak adına yaptığı işlerde bulur.
Ah gelecek neyse uzak da odur! Belirmekte olan bütünüyle önemli bir şey gözerimizin önüne gelir, gözlerimiz
gibi duygularımız da onun içine karışmak ister ve biz, ah, tüm varlığımızla kendimizi ona vermeyi, büyük ve muhteşem tek
bir duygunun tüm hazzıyla dolmayı özleriz. Ah oraya vardığmızdaysa, orası şimdi burası olmuşsa, her şey her zamanki haline bürünür, zavallılığınızın ve sınırlılığımızın içinde kalakalırız, ruhumuzsa kaçırdığımız huzura özlem duyar.
Ancak kendi içime dönersem bir dünya buluyorum! Yine tasvir ve etkin
bir güçten çok, sezgi ve belirsiz bir arzuya yer veren bir dünya bu. O zaman her şey birbirine karışıyor ve arkasından düşler içinde dünyaya gülümsemeyi sürdürüyorum.